•  Soru Sor

    Soru Sor

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)
    GGüvenlik Numarası.

  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com
  • Sağlık İletişim Platformu
  • Hakkımızda
  • ONLINE MUAYENEHANE
  • Videolar
  • Bu Test Nerede Yapılıyor?
  • İletişim

Sağlık

  • Makaleler
  • Sağlık
  • Kenelerden korunma yolları ve tedavi yöntemleri

Kenelerden korunma yolları ve tedavi yöntemleri

  • Sağlık İletişim Platformu
  • 2236
  • Sağlık

Kenelerden korunma yolları ve tedavi yöntemleri

Uzmanlar, ilkbahar-yaz aylarında aktif hale gelen ve ölümlere yol açabilen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına sebep olan kenelerden basit ancak etkili yöntemlerle korunmanın mümkün olduğunu belirtti.

Özellikle, tarla, bağ, bahçe, orman ve piknik alanları gibi kene yönünden riskli alanlara giderken vücudu örten giysiler giyilmesini tavsiye eden uzmanlar, pantolon paçalarının çorapların içerisine sokulmasını, kenelerin elbise üzerinde rahat görülebilmesi için açık renkli kıyafetler tercih edilmesini öneriyor.

Uzmanlar, kene tutunan kişiler ile yüksek ateş, kas ağrısı, baş ağrısı, halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma veya ishal gibi şikayetleri olanların, vakit kaybetmeksizin en yakın sağlık kuruluşuna müracaat etmesini tavsiye ediyor.

Hastalığın tedavisinde önde gelen hastaneler arasında yer alan Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aynur Engin, KKKA bulaştıran virüsü taşıyan kenelerden korunma yolları ve hastalık bulaştıktan sonra uygulanması gereken tedavi yöntemlerini anlattı.

Engin yaptığı açıklamada, KKKA hastalığı bulaşan kişilerde hastalığın ilk 7-8 günlük evresinde uygulanacak tedavinin ve erken tanının çok önemli olduğunu vurguladı.

KKKA hastalığıyla ilgili Türkiye'de ilk tanının 2003 yılında konulduğunu belirten Engin, hastalığa Kelkit Vadisi'ndeki yerleşim yerleri başta olmak üzere Sivas, Erzurum, Tokat, Giresun, Yozgat, Çankırı, Kastamonu ve Erzincan gibi illerde daha çok rastlandığını ifade etti.

"KKKA'yı genellikle hyalomma cinsi keneler bulaştırıyor"

Kenenin çok fazla çeşidi bulunduğunu kaydeden Engin, KKKA hastalığını yapan virüsü taşıyan kenelerin daha az sayıda olduğunu belirtti.

KKKA hastalığıyla ilişkili 30'dan fazla kene türünün varlığına işaret eden Engin, özellikle hyalomma cinsi kenelerin Türkiye'de KKKA virüsünü bulaştıran en önemli etken olduğunu vurguladı.

Kenelerin türüne göre farklı iklim koşullarını sevdiğini dile getiren Engin, "Keneler sıcak havalarda daha aktif hale geliyor. Ortam ısının 5 derecenin üzerine çıktığı durumlarda keneler aktif hale geliyor. Kuraklık, hyalomma cinsi kenelerin sevdiği bir ortam." dedi.

"Keneyi kusturmayın"

KKKA'dan korunmanın en etkili yolunun kene ile temastan kaçınmak olduğunu anlatan Engin, alınması gereken önlemler hususunda ise şunları kaydetti:

"Kene uçmaz, kene yürür ve çıplak bir et bulursa oradan kan emmeye çalışır. Dolayısıyla yaz döneminde hastalığın görüldüğü bölgelerde çayıra çimene uzanmak çok tehlikeli, bunu yapmamak lazım. İş için gidenlerin, çiftçilerin veya pikniğe gidenlerin ise eve gittiğinde mutlaka üzerinde kene kontrolü yapması lazım. Kişinin kendisine bakması önemlidir ama yeterli değildir. O yüzden kene kontrolünü mümkünse evdeki başka bir kişi yapsın. Kene görüldüğünde kesinlikle kusturulmamalı. Keneye yapıştığı yeri bırakması için sigara değdirenler ya da bazı maddeler koklatanlar oluyor, bunları yapmasınlar. Bunlar çok tehlikeli şeyler çünkü eğer o kene virüsü taşıyorsa ve kişiye virüsü henüz vermediyse siz kusturarak bunu vermiş oluyorsunuz. Keneyi çıplak elle çıkartmayın. Çünkü çıplak elle çıkartmaya çalışırken kene ezilebiliyor ve eldeki yaradan kenenin vücut sıvısındaki virüs gelebiliyor. Mümkünse bir sağlık kuruluşuna giderek çıkarttırılmalı. Bu mümkün değilse ucu kıvrık bir pensetle cilde tutunduğu yerden keneyi kaldırırsanız ayaklarından havaya kalkar. Cildi sıkmadan kenenin vücuda tutunan başını çivi çıkartır gibi hızla yukarı çekerek çıkartmak lazım."

KKKA'dan herkes ölmüyor

Engin, KKKA konusunda "bütün hastalar ölecek" şeklindeki bir korkunun yersiz olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:

"Türkiye'de ölüm oranı yüzde 5 ile yüzde 7 gibi. KKKA'da destek tedavisi çok önemli. Hastalık ortalama 7-8 gün sürüyor. Vücut antikor geliştirince hastalıktan kurtuluyoruz. Bu 7-8 günlük sürede kan değerleri sürekli düşüyor. Eğer biz o eksilen trombosit dediğimiz kana takviye yapmazsak bazı hastalar kanamadan kaybediliyor. Dolayısıyla biz o 7-8 gün hastanın her gün kan değerlerine bakıyoruz. Hangi kana ihtiyacı varsa onu veriyoruz ve 7-8 gün hastayı yaşatıyoruz, onu destekliyoruz. 7-8 gün sonra antikor gelişirse hasta kurtuluyor."

KKKA'da erken tanının çok önemli olduğunu vurgulayan Engin, kene ısırdıktan sonra kanamalar başladığında ve kan değerleri düştüğünde ölüm oranının yüksek olabildiğini bildirdi.

"Türkiye'de 11 bin 40 hasta da KKKA pozitif çıktı"

KKKA'nın yıllar itibariyle 2008-2009 yıllarında daha çok görüldüğünü aktaran Engin, "Türkiye genelinde KKKA pozitif çıkan 11 bin 40 hasta var. Bunların 528'ini maalesef kaybetmişiz. Cumhuriyet Üniversitesi olarak takip ettiğimiz hastalara baktığımızda bugün itibariyle bin 751 hasta var. Bunların 134'ünü maalesef kaybetmişiz. Bize gelen hastalar biraz ağır hastalar çünkü sadece Sivas'tan değil, çevre illerden de sevk edilen hastalar var. Yıllar itibariyle en fazla ölüm oranı 2008-2009 döneminde görülmüştü" ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA 

Webofisin 4
Webofisin 2
Webofisin 1
Webofisin 3
Webofisin 7
Webofisin 6
Webofisin 5

Doktorlarımızdan

  • Prof.Dr. Hakan Alagözlü

    ŞİŞKİNLİK VE GAZDA MİKROBİYOTANIN ÖNEMİ

    ŞİŞKİNLİK VE GAZDA MİKROBİYOTANIN ÖNEMİ

    *ŞİŞKİNLİK VE GAZDA MİKROBİYOTANIN ÖNEMİProf. Dr. Hakan ALAGÖZLÜ Flatulans (gaz), mide veya intestinal aşırı gaza sahip olma durumudur. Abdominal distansiyona (bloating) neden olan rahatsızlık v...

  • Prof.Dr. Seher Naz Yeni

    Jeneralize Nöbetler

    Jeneralize Nöbetler

    Jeneralize NöbetlerJeneralize nöbetler tüm beyne yayılırlar. En sık rastlanan tipi jeneralize tonik-klonik nöbetlerdir. Halk arasında sara nöbeti denince bu nöbet şekli akla gelir . Kısaca kişi ...

  • Prof. Dr. Esra Eryaman

    Rinoplasti için yaş sınırı

    Rinoplasti için yaş sınırı

    Rinoplastide duygusal ve fiziksel gelişim son derece önemlidir. Rinoplasti ameliyatı gelişimini tamamlamamış bir ergene yapılırsa yüzdeki ve burundaki kemik yapısını bozar ve burun görüntüsü d...

  • Uzm.Dr. Melda Bolat Bilsel

    PRP TEDAVİSİ

    PRP TEDAVİSİ

    PRP İLE HÜCRESEL TEDAVİ NEDİR?PRP (Platelet Rich Plasma) platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması adı verilen tedavi yönteminin kısaltılmış ismidirHastalardan alınan kan ,santrüfüj işle...

  • Prof.Dr. Turan Uslu

    Bebek Bakan Annenin Bel ve Sırt Ağrılarından Korunması

    Bebek Bakan Annenin Bel ve Sırt Ağrılarından Korunması

    Bebek bakarken oluşan bel ve sırt ağrılarından korunmak:Doğumdan sonra ağırlığı 3-3.5 kg olan, daha sonra ağırlığı 10 kg’a kadar çıkan bebeğin günde en az 20-50 defa kucağa alınması, emzirilmes...

  • Doç.Dr. Mehmet Bekir Ünal

    MİKROCERRAHİ NEDİR

    MİKROCERRAHİ NEDİR

    Günümüzde mikrocerrahi ekipmanlarının ve tekniklerin gelişimi ile birlikte çok küçük çaplı damarların ve sinirlerin uç uca dikilmesi mümkündür. Bu şekilde vucudumuzdaki damarsal yapıları ilgilend...

  • Prof. Dr. Bengi Başer

    Fitoterapi Nedir?

    Fitoterapi Nedir?

    Şifalı bitkilerle tedavi anlamına gelen Fitoterapi, farmakolojinin bir dalidir. Fitoterapi, bitkilerin içerdiği kimyasal maddeleri belirli doz ve şekillerde kullanarak hastalıkları önleme ve tedavi e...

  • Prof.Dr. M. Mete Kıroğlu

    Saman Nezlesi Nedir?

    Saman Nezlesi Nedir?

    Saman Nezlesi Nedir?Alerjik Rinit Belirtileri, Nedenleri ve TedavisiSaman nezlesi, adının aksine samanla doğrudan ilişkili değildir. Tıbbi adıyla alerjik rinit, havada bulunan polen, ev tozu, hayvan...

  • Doç. Dr. Sevil Arı Yuca

    Haşimato tiroiditi

    Haşimato tiroiditi

    Çocuklarda ve gençlerde Hashimoto tiroiditi;Hashimoto tiroiditi, otoimmün bir tiroid hastalığıdır ve tiroid bezinin iltihaplanması sonucu ortaya çıkar. Bu durum genellikle bağışıklık sisteminin vüc...

  • Prof.Dr.Ayşenur Meriç Hafız

    Tükürük Bezi Tümörlerinin Tanısı

    Tükürük Bezi Tümörlerinin Tanısı

    Tükürük Bezi Tümörlerinin TanısıAğzınızda, yanağınızda, çenenizde veya boynunuzda bir yumru veya şişlik belirdiği zaman öncelikle bir ultrason ve gerekirse Manyetik rezonans görüntüleme (MRI)...

facebook

Sağlık İletişim Platformu

Sağlığınız için herşey

Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Bülent Ergan
Editör
Zafer Karaca
İletişim: 0850 532 5 236
(CEO)Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır.Sağlık İletişim Platformu harici linklerin sorumluluğunu almaz.

İrtibat Bilgileri

  • Marmara Teknopark Tübitak Gebze Yerleşkesi, 41400 Gebze/Kocaeli
  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com

Bülten Aboneliği

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)

    saglikiletisimplatformu.com 2026, All Rights Reserved

    • Hakkımızda
    • ONLINE MUAYENEHANE
    • Videolar
    • Bu Test Nerede Yapılıyor?
    • İletişim