•  Soru Sor

    Soru Sor

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)
    GGüvenlik Numarası.

  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com
  • Sağlık İletişim Platformu
  • Hakkımızda
  • ONLINE MUAYENEHANE
  • Videolar
  • Bu Test Nerede Yapılıyor?
  • İletişim

Sağlık

  • Makaleler
  • Sağlık
  • Nadir görülen FOP hastalığı bedeni taş gibi hareketsizleştiriyor

Nadir görülen FOP hastalığı bedeni taş gibi hareketsizleştiriyor

  • Sağlık İletişim Platformu
  • 3514
  • Sağlık

Nadir görülen FOP hastalığı bedeni taş gibi hareketsizleştiriyor

Dünya neredeyse son iki yılını koronavirüsle mücadeleyle geçiriyor. İlk başlarda gizemini koruyan hastalıkla ilgili epey yol kat edildi. Pek çok ülkede geliştirilen aşılar sayesinde hastalık artık kabus olmaktan çıkıyor. Ancak her hastalığın çözümü bu kadar kolay bulunmuyor. Özellikle de o hastalık nadir görülüyorsa…

"Taş adam” ya da “heykel adam” hastalığı olarak bilinen “Fibrodysplasia Ossificans Progressiva” (FOP) bunlardan biri… Dünya üzerinde 4 bine yakın vaka olduğu tahmin ediliyor. Ancak kayıtlı hasta sayısı yaklaşık 900. Bu çok az bilinen hastalıktan muzdarip hastalardan biri, Osmaniye’de yaşayan Fatma Zaimoğlu.

“Ameliyat yerinden sert kemikler çıkmaya başladı”

Fatma Zaimoğlu 43 yaşında. Uzun yıllardır mücadele verdiği hastalığın nasıl ortaya çıktığını şöyle anlatıyor:

“12 yaşında bir şişlik oluştu. Merak edip doktora gittik. Doktorlar da bilemedi. 'Ameliyatla alıp ona göre bir teşhis koyabiliriz' dediler. Sadece kaşıntı şikayetim vardı. Ameliyat olduktan sonra, ameliyat yerinden sert kemikler çıkmaya başladı. Önce yumuşak olan bölge sonra sertleşmeye başladı. Ağrılarım da çok şiddetlendi. Doktorlar bundan sonra korktular, araştırma hastanesine gittim. Orada da hiçbir şey bulamadılar.”

Zaimoğlu’nun ailesi bunun üzerine teşhis koyabilecek başka doktorları araştırmaya başlamış. Derken yolları Ankara’ya düşmüş:

“Doktor bana, ‘Bu hastalığın ne adı var ne de ilacı, sadece takip ediliyor, araştırılıyor’ dedi. Senelerce hastaneye gittim, geldim. Ameliyat oldum, alınan parçalar ABD’ye gönderildi. Sürekli araştırıldım. Gitmediğim bölüm, gitmediğim yer kalmadı. En son fizik tedavi belki faydalı olur dediler. Azıcık faydasını gördüm. Oradaki doktorum teşhisi koydu.”

Zorlu bir sürecin ardından hastalığına teşhis konulan Fatma Zaimoğlu, o günü unutamıyor:

“Doktorum bir gün beni odasına çağırdı. Hastalığını buldum Fatmacığım, maalesef haberler kötü, dedi. Bana hastalığımı anlattı. Her şeye dikkat etmem gerektiğini söyledi. Grip olmamam, bir yere çarpmamam ve düşmemem gerektiğini anlattı. Eğer bir bilgi olursa biz sana döneceğiz, dedi. 1994 yılından bugüne hiçbir haber çıkmadı.”

“Artık maalesef kilitlendik”

Genç kadın o sırada, tam da doktorunun uyardığı konuda büyük bir talihsizlik yaşamış. Düşme sonucu kemiklerini kırmış. Vücudundaki taşlaşma hızla artmaya başlamış.

Fatma Zaimoğlu, zor da olsa Türkiye’de aynı hastalıktan muzdarip olan insanlarla iletişim kurmayı başardı. Kocaeli, Balıkesir, İzmir ve Adana gibi şehirlerde yaşayan kader arkadaşlarıyla irtibat halinde olduklarını söylüyor:

“Hepimizin durumu aynı. Ancak bende iki senedir kemik oluşumu hiç durmuyor, bayağı kötüyüm.”

Zaimoğlu, hastalıkla ilgili sıkıntıları burkularak anlatıyor. “Kemikler bizi durduruyor. Bizler hiçbir şey yapamıyoruz” diyor ve devam ediyor:

“Bütün eklem yerlerimiz, bütün hareket bölgelerimiz kilitlendiği için ben şu anda sadece sol kolumu birazcık kullanıyorum. Kocaeli’ndeki bir abi var, sürekli yatakta. Daha küçükler var; 9-10 yaşında kollarını rahat kullanamıyorlar, koşup oynayamıyorlar. Ben çok şükür 12 yaşında hasta oldum. Ondan önce iyi bir çocukluk geçirdim.”

Fatma Zaimoğlu’nun amacı, hastalıkla ilgili farkındalık yaratmak. "Önceden evde zaman geçirebiliyorduk, çünkü hareketliydik. Artık maalesef kilitlendik… Taş adam şekline giriyoruz. Sesimiz duyulsun istiyorum. Hastalığı biliyoruz, bizden sonra gelen hastalar için bir şeyler olsun istiyoruz.”

“Derinlemesine araştırma yapılamıyor”

Moleküler Biyoloji ve Genetik Uzmanı olan Prof. Dr. Korkut Ulucan, FOP hastalığı konusunda şunları anlatıyor:

“Nadir görülen bir hastalık. Bu tarz nadir görülen hastalıkların şöyle bir dezavantajı var; yeteri kadar vaka sayısı bulunamadığı için çok fazla derinlemesine araştırma yapılamıyor.”

Prof. Dr. Ulucan, hastalığın ortaya çıkma ve ilerleme sürecine ilişkin olarak ise şöyle konuşuyor:

“Bu hastalık bağ dokunun kemikleşme sürecine katılması olarak da biliniyor. Bu hastalığı taşıyan bireylerde, vücutta yumuşak doku bölgeleri bir darbe aldığında ya da bir viral enfeksiyonla karşılaştığında, kendilerinde aslında programlı olmayan ama mutasyon sonucu meydana gelen metabolizma değişikliğiyle kemikleşme süreci başlıyor.”

Hastalar yatağa bağımlı hale geliyor

Genellikle doğumla birlikte ortaya çıkan bu hastalık bazı vakalarda ise 20’li yaşlara değin uzayan bir süreçte belirti veriyor. İlerleyen evrelerde hastalar tamamen hareketsiz kalarak yatağa bağımlı oluyor.

Hastalıkla ilgili bugüne değin çeşitli çalışmalar yapıldığına değinen Prof. Dr. Ulucan, “Dünya üzerinde çok az hasta var. Bunlar da genelde daha kapalı toplumlarda yaşıyor ve aileler kaderlerine razı gelme mantığıyla hareket ediyor. Dolayısıyla çok fazla üzerlerinde çalışma yapılamıyor” diyor.

Fotoğraf: Getty Images

Farkındalık oluşturmak önemli

Nadir görülen hastalıklarla ilgili araştırmalar yapılması için farkındalık oluşması büyük önem taşıyor. Türkiye’de SMA ile başlayan bu sürecin, başka hastalıklar konusunda örnek teşkil edebileceği söyleniyor.

{ilgili-haber-599868}

Prof. Dr. Ulucan hastalığı tanımanın, hastaları tanımaktan geçtiğini söylüyor. “Ben önümüzdeki 5-6 yıllık süreçte nadir görülen hastalıklarda adımlar atılacağını biliyorum. Bir haritanın çıkması lazım. Kaç vakamız var, bölgesel mi? Bu tip bilgileri bizim daha derli toplu olarak bulmamız lazım. Belki bu farkındalığın sonucunda güzel hamleler, güzel gelişmeler olacaktır” diyor.

Fotoğraf: Getty Images

Gen taraması hastalığı ortaya çıkarıyor

Prof. Dr. Ulucan, hastalıkla ilgili elde önemli bilgiler olduğunu vurguluyor. “Şu anda bildiğimiz en net bilgi kemik metabolizmasında ACVR-1 adını verdiğimiz gendeki bir mutasyonun bu hastalığa sebep olduğu. Tabii ki bu yeterli değil ama en azından tanı koymak için çok önemli bir ipucu veriyor” ifadesini kullanıyor.
Genetik testler, hastalığın önceden belirlenmesi için kritik öneme sahip. Özellikle ailesinde FOP hastalığı teşhisi olanlar için… Bu noktada yine Prof. Dr. Ulucan’a kulak veriyoruz:

“FOP, otozomal dominant; yani ailede soy atlamayan bir hastalık. Eğer birinde bu hastalık varsa, benim önerim o ailenin çocuk sahibi olmak isteyen bireyleri mutlaka en yakın genetik merkezine giderek gen analizi yaptırmalı.”

Prof. Dr. Ulucan genetik temelli hastalıkların engellenebileceğini söyleyerek sözlerini noktalıyor:

“Günümüzdeki bilimsel gelişmeler sayesinde embriyoların dışarıda analizleri yapılıp mutasyon taşımayanları anneye implante edilebilir. Bilim buna olanak veriyor. Yeter ki farkındalık olsun. O aileler birbirleriyle temasta olsun. Bizler de onlara seve seve destek oluruz.”


  

Webofisin 4
Webofisin 2
Webofisin 1
Webofisin 3
Webofisin 7
Webofisin 6
Webofisin 5

Doktorlarımızdan

  • Prof.Dr. Seher Naz Yeni

    Jeneralize Nöbetler

    Jeneralize Nöbetler

    Jeneralize NöbetlerJeneralize nöbetler tüm beyne yayılırlar. En sık rastlanan tipi jeneralize tonik-klonik nöbetlerdir. Halk arasında sara nöbeti denince bu nöbet şekli akla gelir . Kısaca kişi ...

  • Doç.Dr. Mehmet Bekir Ünal

    Çekiç Parmak Deformitesi ( Mallet Finger)

    Çekiç Parmak Deformitesi ( Mallet Finger)

    Çekiç parmak deformitesi nedir ?Baş parmak dışındaki parmaklarının sert bir yüzeye çarpma sonrası en uç boğumunun aşağı doğru kıvrık kalması durumu çekiç parmak olarak adlandırılırÇekiç par...

  • Prof. Dr. Esra Eryaman

    Gırtlak kanseri nedeniyle ameliyat olan bir hasta bir daha konuşamaz mı?

    Gırtlak kanseri nedeniyle ameliyat olan bir hasta bir daha konuşamaz mı?

    Gırtlak kanserinin erken evre ameliyatlarını gırtlakta sadece hastalıklı ses teli kısmının alınması, gırtlağın dikey ya da yatay eksende kısmi olarak alınması oluşturur. Bu hastalarda ameliy...

  • Prof.Dr. Turan Uslu

    Kuru İğne Tedavisi Nedir?

    Kuru İğne Tedavisi Nedir?

    İMS (Kuru İğne Tedavisi) Nedir ?Şekil olarak akupunktura çok benzeyen ama uygulamalarda farklılıklar gösteren, kaslara iğne yapılmasıyla uygulanan bir tedavi yöntemidir.Kas-iskelet sistemi ağr...

  • Doç. Dr. Çiğdem Kunt İşgüder

    Perinatoloji Uzmanlık Alanına Giren Hastalıklar Şu Şekilde Sıralanabilir.

    Perinatoloji Uzmanlık Alanına Giren Hastalıklar Şu Şekilde Sıralanabilir.

    Perinatoloji, anne veya bebeğin sağlığını tehdit eden durumları tanımlamak ve yönetmek için geniş bir yelpazede tıbbi bilgi ve beceri gerektirir. Perinatologlar hem sağlıklı hem de problemli gebe...

  • Prof.Dr. M. Mete Kıroğlu

    Kulak Çınlamasının Nedeni?

    Kulak Çınlamasının Nedeni?

    Kulak Çınlaması (Tinnitus) Nedir?Kulakta Zil Sesi, Nedenleri ve Tedavi YöntemleriKulak çınlaması (tinnitus), dışarıdan herhangi bir ses kaynağı olmamasına rağmen kişinin kulaklarında veya kafa içind...

  • DOKTOR İYİLİK GÜZELLİK

    Kızlık Zarı Dikimi ( Himenoplasti ) Nişantaşı

    Kızlık Zarı Dikimi ( Himenoplasti ) Nişantaşı

    Doç.Dr.Osman TEMİZKAN - Op.Dr. Bülent ARICIKızlık zarı nedir ? Yapısı nasıldır ? Halk dilinde kızlık zarı olarak bilinen himen vajen giriminin yaklaşık 1 cm gerisinde yer alır. Genellikle sirk...

  • Prof. Dr. Kemal Uygur

    Burun Gerisine Akıntı (BGA)

    Burun Gerisine Akıntı (BGA)

    BURUN GERİSİNE AKINTI (BGA)Burun Gerisine Akıntı (BGA) boğazda akıntı toplandığını hissetmek veya burnun gerisinden akıntının aktığının farkına varmaktır. BGA egzersiz, kalın salgı veya boğaz kas...

  • Prof. Dr. Fatih Altunrende

    İyi Huylu Prostat Büyümesine Teknolojik Dokunuş: HoLEP Tedavisi

    İyi Huylu Prostat Büyümesine Teknolojik Dokunuş: HoLEP Tedavisi

    Prostat her erkekte bulunan bir organdır. Yaşla birlikte değişen oranlarda büyümeye başlamaktadır, özellikle 50 yaş üstü erkeklerin yarısında görülen bu durum, prostat kanserinden farklı olup, iy...

  • Prof. Dr. Murat Gönenç

    RETROPERİTONEAL TÜMÖRLER

    RETROPERİTONEAL TÜMÖRLER

    “Retroperiton” karın boşluğunun arka kısmı için kullanılan tıbbi terimdir. Retroperitoneal alanda böbrekler, böbreküstü bezleri, pankreas ve daha birçok önemli organ bulunur. Retr...

facebook

Sağlık İletişim Platformu

Sağlığınız için herşey

Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Bülent Ergan
Editör
Zafer Karaca
İletişim: 0850 532 5 236
(CEO)Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır.Sağlık İletişim Platformu harici linklerin sorumluluğunu almaz.

İrtibat Bilgileri

  • Marmara Teknopark Tübitak Gebze Yerleşkesi, 41400 Gebze/Kocaeli
  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com

Bülten Aboneliği

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)

    saglikiletisimplatformu.com 2026, All Rights Reserved

    • Hakkımızda
    • ONLINE MUAYENEHANE
    • Videolar
    • Bu Test Nerede Yapılıyor?
    • İletişim