•  Soru Sor

    Soru Sor

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)
    GGüvenlik Numarası.

  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com
  • Sağlık İletişim Platformu
  • Hakkımızda
  • ONLINE MUAYENEHANE
  • Videolar
  • Bu Test Nerede Yapılıyor?
  • İletişim

Sağlık

  • Makaleler
  • Sağlık
  • El, ayak, ağız hastalığına dikkat

El, ayak, ağız hastalığına dikkat

  • Sağlık İletişim Platformu
  • 6146
  • Sağlık

El, ayak, ağız hastalığına dikkat

COVID-19, grip, domuz gribi, influenza… Gündemi meşgul eden virüslere bugünlerde çocuklarda görülen bir virüs daha eklendi. Adı el, ayak ve ağız hastalığı. 

Özellikle çocuklar arasında görülen hastalık gerekli önlemler alınmazsa salgına dönüşebiliyor. Geçtiğimiz ay birçok çocukta görülen hastalık, eller, ayaklar ve ağızda kırmızımsı döküntülerle beliriyor.

Birçok virüsün salgın haline geldiği bugünlerde, el, ayak ve ağız hastalığından korunmanın en önemli tedbirlerinden biri ise elleri bolca yıkamak. Zira, hasta çocuğun cisimlerde bıraktığı mikroplara dokunan çocukların diğer çocuklara bu virüsü bulaştırması yüksek olasılık.

Uzmanlar, hastalığın yayılmaması için, virüsü kapanların, kalabalıklardan uzak durmasının ve hijyene dikkat edilmesinin en elzem önlemler arasında olduğunu söylüyor.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevin Hatipoğlu, el, ayak ve ağız hastalığının belirtilerini ve alınması gereken önlemleri TRT Haber’e anlattı.

“Kreş ve okullarda hızla yayılabiliyor”

Prof. Dr. Hatipoğlu, hastalığın yaygın olarak bebek ve çocukları etkilese de yetişkinlerde de görülebilen bir viral enfeksiyon olduğunu söylüyor:

“El, ayak ve ağız hastalığı genellikle bebekleri ve özellikle beş yaş altı çocukları enfekte eden ancak yetişkinleri de etkileyebilen yaygın bir viral hastalık. Enfeksiyon genellikle eller, ayaklar, ağız ve bazen kasıklar ve kalçalarda oluşan döküntülerle oraya çıkıyor. Derideki döküntüler önce hafif kabarık tıkız kırmızımsı döküntüler şeklinde başlıyor. Birkaç gün içinde kabarcıklar su topluyor ve patlayarak açık deri yaralarına dönüşüyor. Çok bulaşıcı olan bu hastalık kreş ve okullarda hızla yayılabiliyor.”

Grafik: TRT Haber

“Hastalık, ortaya çıktığı ilk hafta içinde en fazla bulaşıcı”

El, ayak ve ağız hastalığının oldukça bulaşıcı olduğunu vurgulayan Hatipoğlu, bir konuya özellikle dikkat çekiyor; hastalık atlatıldıktan sonra bile bulaşıcı özelliğini sürdürebiliyor.

“Hastalıklı kişinin hapşırma ve öksürükle çevreye saçtığı solunum salgılarına ve bu salgılarla kirlenmiş cisimlere temas sonucu enfeksiyon yayılıyor. Ayrıca, derideki kabarcıklarda bulunan sıvı ve dışkıyla temas olduğunda da bulaşma olabilir. Hastalık, ortaya çıktığı ilk hafta içinde en fazla bulaşıcıdır. Hastalar hastalık kaybolduktan sonra bile günler hatta haftalar boyunca dışkılarında virüsü atarlar ve başkalarına bulaştırabilirler.”

Semptomları COVID-19 ve grip gibi hastalıklarla aynı

Kuluçka süresi 3 ila 7 gün süren hastalığın belirtileri COVID-19 ve grip gibi virüslerle benzerlik gösteriyor. Ancak, Prof. Dr. Hatipoğlu, hastalığın en önemli belirtisinin eller, ayaklar ve ağızda yerleşimli yaralar ve döküntüler olarak kendini belli etmesi olduğunu söylüyor:

“Belirtileri, eller ayaklar ve ağızda yerleşimli yaralar ve döküntüleri içeriyor. Çocuklar genellikle virüsü kaptıktan 3-7 gün sonra, grip gibi diğer üst solunum yolu enfeksiyonlarının ve günümüzün problemi COVID-19 hastalığının belirti ve bulgularını gösterirler. Bu belirtiler ateş, iştahsızlık, boğaz ağrısı ve düşkünlük şeklinde kendini belli eder. Ateş başladıktan 1-2 gün sonra ağız yaraları ortaya çıkar. Bu yaralar genellikle ağzın içinde ve damakta küçük kırmızı lekeler olarak başlar ve kabarcıklara dönüşüp ağrılı hale gelebilir. Yutkunmada zorluk oluşabilir.”

Kabarcıklardan çıkan sıvı virüsü yayabiliyor

Kabarcıkların içindeki sıvıların dışarı çıkmasıyla virüs yayılabiliyor. Bunun için de kabarcıkları temiz tutmak önemli.

“Ayrıca bu hastalığa bağlı avuç içlerinde ve ayak tabanlarında, kasıklarda ve kalçalarda deri döküntüleri olabilir. Döküntüler genellikle küçük pembe kabarcıklar şeklinde başlayıp giderek kabarcıklarda sıvı birikir. Kaşıntısız ve belirgin ağrısı olmayan kabarcığın üstü açıldığında içindeki sıvı virüsü yayabilir. Bu nedenle derideki döküntülere dokunmaktan kaçınmak ve temiz tutmak gerekir. Deride ülser görünümünde olan bu açık yaralar uygun bakımla iz bırakmadan birkaç haftada iyileşir.”

El hijyeni önemli

El, ayak ve ağız hastalığı, hasta kişinin eşyalar üzerinde bıraktığı mikroplardan kolayca yayılabiliyor. Prof. Dr. Hatipoğlu, bulaşın engellenmesi için ellerin sık sık yıkanması gerektiğini aktardı:

“Hastalıktan korunmak için hastalığı yaşayan kişiye dokunmamak, öpmemek, sarılmamak uygundur. Yanı sıra; hastanın bardak, yemek kapları ve havlu gibi kişisel eşyaları ortak kullanılmamalıdır. Hastanın eşyalarına ve tükürüğü, derisindeki açık döküntülerinin sıvılarının bulaştığı ortamlara temas ettiğinde eller yıkanmadan ağıza, buruna ve gözlere dokunulmamalıdır.

Korunma için eller sık sık su ve sabunla en az 20 saniye yıkanmalı, sabun ve su yoksa alkol içerikli el dezenfektanı kullanılmalıdır. Küçük yaştaki ve tuvalet kontrolü olmayan hasta çocuğun bebek bezini değiştirirken dışkının da bulaştırıcı olabileceği akılda tutulmalıdır. Nadiren, yüzme havuzlarındaki suyun usulüne uygun bir şekilde klorlanmadığı durumlarda da dışkıyla bulaşma olabilir.”

Hatipoğlu, hastalığın bazen çok daha ağır sonuçları olabildiğine hatta ölüme neden olabileceği uyarısında da bulunuyor.

“El, ayak ve ağız hastalığı nedeni olan virüs enfeksiyonları bazı hastalarda sıra dışı bir gidiş gösterebilir. Örneğin, merkezi sistemini tutması ensefalit ve menenjite benzer duruma neden olabilir. Ayrıca miyokardit ve akciğer ödemi de görülebilir; hatta ölüm gelişebilir. El, ayak ve ağız hastalığı erişkinlerde çocuklardan daha az görülmekle birlikte bu tür ağır durumlar görülebilir.”

Tedavisi nasıl olmalı?

Hatipoğlu, el, ayak ve ağız hastalığının teşhis ve takibinin muhakkak doktor tarafından yapılması gerektiğinin altını çizerek, tedavi boyunca çocuğun yeterince sıvı almasının çok önemli olduğunu belirtti:

“Genellikle 1-2 hafta içinde düzelme görülür. Tedavi özgün değildir ve hastanın semptomlarına yöneliktir. Ağız yaralarının neden olan olduğu ateş ve ağrıyı hafifletmek için doktor önerisiyle ağrı kesici alınabilir. Aspirin istenmeyen yan etkilere sebep olabilir. Yeterince sıvı tüketilmelidir. Ağız yaraları yutmayı ağrılı hale getirebilir ve hasta çocuk fazla sıvı almak istemeyebilir. Susuz kalmamaları için yeterince sıvı aldıklarından emin olunmalıdır. Bu hastalığı geçiren çocuk yeterince ağızdan sıvı almıyorsa, bağışıklık sistemi zayıf ise, hastalık bulguları şiddetliyse, belirtiler on gün geçmesine rağmen düzelmiyorsa ve altı aylıktan küçük ise hastaların hastane ortamında tedavi edilmeleri gerekebilir. Üzerinde çalışmalar olsa da el, ayak ve ağız hastalığını yapan virüslere karşı koruyucu herhangi bir aşı henüz yok." 

Grafik: Hafize Yurt Ateş 

Webofisin 4
Webofisin 2
Webofisin 1
Webofisin 3
Webofisin 7
Webofisin 6
Webofisin 5

Doktorlarımızdan

  • Prof. Dr. Esra Eryaman

    Rinoplasti sonrasında burundan nefes almak azalır mı?

    Rinoplasti sonrasında burundan nefes almak azalır mı?

    Rinoplasti sonrası 1-2 hafta burunda şişliğe bağlı nefes almada problem oluşabilir. Bu kalıcı bir sorun değildir. Ancak rinoplasti ameliyatı sırasında burnu daha zarif hale getirmek için burun y...

  • Prof.Dr. M. Mete Kıroğlu

    Sinüs- Ağrı, Basınç, Akıntı

    Sinüs- Ağrı, Basınç, Akıntı

    Sinüs Ağrısı, Basınç ve Akıntı Nedir?Sinüzit Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri“Sinüslerim beni öldürüyor!” cümlesini daha önce söylediyseniz yalnız değilsiniz. Sinüs...

  • Uzm.Dr. Nihat Özkan

    Saç Maskeleri ve İlaçlar Saçın Dökülmesini Engellemiyor

    Saç Maskeleri ve İlaçlar Saçın Dökülmesini Engellemiyor

    Dermatolog Özkan: "Saç Maskeleri ve İlaçlar Saçın Dökülmesini Engellemiyor" Cilt Hastalıkları Uzmanı Dermatolog Dr. Nihat Özkan, Saç Dökülmesine Karşı Çıkan İlaçlara Yönelik Olarak, &quo...

  • Prof.Dr. Turan Uslu

    Bebek Bakan Annenin Bel ve Sırt Ağrılarından Korunması

    Bebek Bakan Annenin Bel ve Sırt Ağrılarından Korunması

    Bebek bakarken oluşan bel ve sırt ağrılarından korunmak:Doğumdan sonra ağırlığı 3-3.5 kg olan, daha sonra ağırlığı 10 kg’a kadar çıkan bebeğin günde en az 20-50 defa kucağa alınması, emzirilmes...

  • Prof. Dr. Nilda Sütay Süslü

    DİL KANSERİNDE SIK SORULAN SORULAR

    DİL KANSERİNDE SIK SORULAN SORULAR

    DİL KANSERİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?En sık kullanılan tedavi şekilleri aşağıdadır:CERRAHİ: Kanserin ameliyatla çıkarılması işlemidir. Bu ameliyat sırasında, boyunda sıçrama ihtimali olan lenf bezeleri de...

  • Prof.Dr. Seher Naz Yeni

    Epilepsi Nedir?

    Epilepsi Nedir?

    Epilepsi Nedir?Beynimiz duyusal ve bilişsel merkezimiz, bizi diğer canlılardan ayıran en önemli organımızdır. 100 milyar hücreden oluşan beyin herhangi bir bilgisayarla karşılaştır...

  • Op.Dr. Zeki Salar

    Sezaryen

    Sezaryen

    Sevgili anne ve baba adayları,Gözünüzden bile sakındığınız anne karnında büyüyen evladınızın doğum mucizesi ile taçlanarak kavuşma zamanıdır doğum ..Umudumuz, dileğimiz, temennimiz kolay ve s...

  • Op. Dr. Sezin Saygı Özyurt

    Menopoz ve Premenopoz Nedir?

    Menopoz ve Premenopoz Nedir?

    Merhabalar güzel takipçilerim, Bu yazımda sizlere menopozdan bahsedeceğim. Menopoz bir kadının 12 aydan uzun süre adet görmemesi demektir. Bu doğal süreçte de olabilir. Ya da cerrahi nedenlerle...

  • Prof. Dr. İbrahim Aladağ

    HORLAMA

    HORLAMA

    Horlama, genellikle uyku sırasında burun veya boğaz bölgesindeki yumuşak dokuların titreşimi sonucu oluşan sesli solunum problemdir. Bu durum, genellikle kişinin uyku sırasında nefes alıp verirken ha...

  • Prof. Dr. Murat Gönenç

    KARACİĞER METASTAZLARI

    KARACİĞER METASTAZLARI

    Habis tümörler yani kanserler farklı yollarla uzak dokulara ve organlara yayılma kapasitesine sahiptirler. Kanser hücrelerinin uzak bölgelere yayılarak buralarda oluşturdukları yeni kanser odakları...

facebook

Sağlık İletişim Platformu

Sağlığınız için herşey

Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Bülent Ergan
Editör
Zafer Karaca
İletişim: 0850 532 5 236
(CEO)Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır.Sağlık İletişim Platformu harici linklerin sorumluluğunu almaz.

İrtibat Bilgileri

  • Marmara Teknopark Tübitak Gebze Yerleşkesi, 41400 Gebze/Kocaeli
  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com

Bülten Aboneliği

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)

    saglikiletisimplatformu.com 2026, All Rights Reserved

    • Hakkımızda
    • ONLINE MUAYENEHANE
    • Videolar
    • Bu Test Nerede Yapılıyor?
    • İletişim