•  Soru Sor

    Soru Sor

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)
    GGüvenlik Numarası.

  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com
  • Sağlık İletişim Platformu
  • Hakkımızda
  • ONLINE MUAYENEHANE
  • Videolar
  • Bu Test Nerede Yapılıyor?
  • İletişim

Sağlık

  • Makaleler
  • Sağlık
  • El, ayak, ağız hastalığına dikkat

El, ayak, ağız hastalığına dikkat

  • Sağlık İletişim Platformu
  • 6112
  • Sağlık

El, ayak, ağız hastalığına dikkat

COVID-19, grip, domuz gribi, influenza… Gündemi meşgul eden virüslere bugünlerde çocuklarda görülen bir virüs daha eklendi. Adı el, ayak ve ağız hastalığı. 

Özellikle çocuklar arasında görülen hastalık gerekli önlemler alınmazsa salgına dönüşebiliyor. Geçtiğimiz ay birçok çocukta görülen hastalık, eller, ayaklar ve ağızda kırmızımsı döküntülerle beliriyor.

Birçok virüsün salgın haline geldiği bugünlerde, el, ayak ve ağız hastalığından korunmanın en önemli tedbirlerinden biri ise elleri bolca yıkamak. Zira, hasta çocuğun cisimlerde bıraktığı mikroplara dokunan çocukların diğer çocuklara bu virüsü bulaştırması yüksek olasılık.

Uzmanlar, hastalığın yayılmaması için, virüsü kapanların, kalabalıklardan uzak durmasının ve hijyene dikkat edilmesinin en elzem önlemler arasında olduğunu söylüyor.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevin Hatipoğlu, el, ayak ve ağız hastalığının belirtilerini ve alınması gereken önlemleri TRT Haber’e anlattı.

“Kreş ve okullarda hızla yayılabiliyor”

Prof. Dr. Hatipoğlu, hastalığın yaygın olarak bebek ve çocukları etkilese de yetişkinlerde de görülebilen bir viral enfeksiyon olduğunu söylüyor:

“El, ayak ve ağız hastalığı genellikle bebekleri ve özellikle beş yaş altı çocukları enfekte eden ancak yetişkinleri de etkileyebilen yaygın bir viral hastalık. Enfeksiyon genellikle eller, ayaklar, ağız ve bazen kasıklar ve kalçalarda oluşan döküntülerle oraya çıkıyor. Derideki döküntüler önce hafif kabarık tıkız kırmızımsı döküntüler şeklinde başlıyor. Birkaç gün içinde kabarcıklar su topluyor ve patlayarak açık deri yaralarına dönüşüyor. Çok bulaşıcı olan bu hastalık kreş ve okullarda hızla yayılabiliyor.”

Grafik: TRT Haber

“Hastalık, ortaya çıktığı ilk hafta içinde en fazla bulaşıcı”

El, ayak ve ağız hastalığının oldukça bulaşıcı olduğunu vurgulayan Hatipoğlu, bir konuya özellikle dikkat çekiyor; hastalık atlatıldıktan sonra bile bulaşıcı özelliğini sürdürebiliyor.

“Hastalıklı kişinin hapşırma ve öksürükle çevreye saçtığı solunum salgılarına ve bu salgılarla kirlenmiş cisimlere temas sonucu enfeksiyon yayılıyor. Ayrıca, derideki kabarcıklarda bulunan sıvı ve dışkıyla temas olduğunda da bulaşma olabilir. Hastalık, ortaya çıktığı ilk hafta içinde en fazla bulaşıcıdır. Hastalar hastalık kaybolduktan sonra bile günler hatta haftalar boyunca dışkılarında virüsü atarlar ve başkalarına bulaştırabilirler.”

Semptomları COVID-19 ve grip gibi hastalıklarla aynı

Kuluçka süresi 3 ila 7 gün süren hastalığın belirtileri COVID-19 ve grip gibi virüslerle benzerlik gösteriyor. Ancak, Prof. Dr. Hatipoğlu, hastalığın en önemli belirtisinin eller, ayaklar ve ağızda yerleşimli yaralar ve döküntüler olarak kendini belli etmesi olduğunu söylüyor:

“Belirtileri, eller ayaklar ve ağızda yerleşimli yaralar ve döküntüleri içeriyor. Çocuklar genellikle virüsü kaptıktan 3-7 gün sonra, grip gibi diğer üst solunum yolu enfeksiyonlarının ve günümüzün problemi COVID-19 hastalığının belirti ve bulgularını gösterirler. Bu belirtiler ateş, iştahsızlık, boğaz ağrısı ve düşkünlük şeklinde kendini belli eder. Ateş başladıktan 1-2 gün sonra ağız yaraları ortaya çıkar. Bu yaralar genellikle ağzın içinde ve damakta küçük kırmızı lekeler olarak başlar ve kabarcıklara dönüşüp ağrılı hale gelebilir. Yutkunmada zorluk oluşabilir.”

Kabarcıklardan çıkan sıvı virüsü yayabiliyor

Kabarcıkların içindeki sıvıların dışarı çıkmasıyla virüs yayılabiliyor. Bunun için de kabarcıkları temiz tutmak önemli.

“Ayrıca bu hastalığa bağlı avuç içlerinde ve ayak tabanlarında, kasıklarda ve kalçalarda deri döküntüleri olabilir. Döküntüler genellikle küçük pembe kabarcıklar şeklinde başlayıp giderek kabarcıklarda sıvı birikir. Kaşıntısız ve belirgin ağrısı olmayan kabarcığın üstü açıldığında içindeki sıvı virüsü yayabilir. Bu nedenle derideki döküntülere dokunmaktan kaçınmak ve temiz tutmak gerekir. Deride ülser görünümünde olan bu açık yaralar uygun bakımla iz bırakmadan birkaç haftada iyileşir.”

El hijyeni önemli

El, ayak ve ağız hastalığı, hasta kişinin eşyalar üzerinde bıraktığı mikroplardan kolayca yayılabiliyor. Prof. Dr. Hatipoğlu, bulaşın engellenmesi için ellerin sık sık yıkanması gerektiğini aktardı:

“Hastalıktan korunmak için hastalığı yaşayan kişiye dokunmamak, öpmemek, sarılmamak uygundur. Yanı sıra; hastanın bardak, yemek kapları ve havlu gibi kişisel eşyaları ortak kullanılmamalıdır. Hastanın eşyalarına ve tükürüğü, derisindeki açık döküntülerinin sıvılarının bulaştığı ortamlara temas ettiğinde eller yıkanmadan ağıza, buruna ve gözlere dokunulmamalıdır.

Korunma için eller sık sık su ve sabunla en az 20 saniye yıkanmalı, sabun ve su yoksa alkol içerikli el dezenfektanı kullanılmalıdır. Küçük yaştaki ve tuvalet kontrolü olmayan hasta çocuğun bebek bezini değiştirirken dışkının da bulaştırıcı olabileceği akılda tutulmalıdır. Nadiren, yüzme havuzlarındaki suyun usulüne uygun bir şekilde klorlanmadığı durumlarda da dışkıyla bulaşma olabilir.”

Hatipoğlu, hastalığın bazen çok daha ağır sonuçları olabildiğine hatta ölüme neden olabileceği uyarısında da bulunuyor.

“El, ayak ve ağız hastalığı nedeni olan virüs enfeksiyonları bazı hastalarda sıra dışı bir gidiş gösterebilir. Örneğin, merkezi sistemini tutması ensefalit ve menenjite benzer duruma neden olabilir. Ayrıca miyokardit ve akciğer ödemi de görülebilir; hatta ölüm gelişebilir. El, ayak ve ağız hastalığı erişkinlerde çocuklardan daha az görülmekle birlikte bu tür ağır durumlar görülebilir.”

Tedavisi nasıl olmalı?

Hatipoğlu, el, ayak ve ağız hastalığının teşhis ve takibinin muhakkak doktor tarafından yapılması gerektiğinin altını çizerek, tedavi boyunca çocuğun yeterince sıvı almasının çok önemli olduğunu belirtti:

“Genellikle 1-2 hafta içinde düzelme görülür. Tedavi özgün değildir ve hastanın semptomlarına yöneliktir. Ağız yaralarının neden olan olduğu ateş ve ağrıyı hafifletmek için doktor önerisiyle ağrı kesici alınabilir. Aspirin istenmeyen yan etkilere sebep olabilir. Yeterince sıvı tüketilmelidir. Ağız yaraları yutmayı ağrılı hale getirebilir ve hasta çocuk fazla sıvı almak istemeyebilir. Susuz kalmamaları için yeterince sıvı aldıklarından emin olunmalıdır. Bu hastalığı geçiren çocuk yeterince ağızdan sıvı almıyorsa, bağışıklık sistemi zayıf ise, hastalık bulguları şiddetliyse, belirtiler on gün geçmesine rağmen düzelmiyorsa ve altı aylıktan küçük ise hastaların hastane ortamında tedavi edilmeleri gerekebilir. Üzerinde çalışmalar olsa da el, ayak ve ağız hastalığını yapan virüslere karşı koruyucu herhangi bir aşı henüz yok." 

Grafik: Hafize Yurt Ateş 

Webofisin 4
Webofisin 2
Webofisin 1
Webofisin 3
Webofisin 7
Webofisin 6
Webofisin 5

Doktorlarımızdan

  • Prof. Dr. Murat Gönenç

    Safra kesesi taşlarında ameliyatsız tedavi seçeneği var mıdır?

    Safra kesesi taşlarında ameliyatsız tedavi seçeneği var mıdır?

    Evet. Safra kesesi taşlarında ameliyat dışında seçenekler mevcuttur ancak bunların hiçbiri ameliyat kadar güvenli ve etkili değildir. Ameliyat dışı tedavi seçenekleri safra kesesinin korunması ve ...

  • Doç. Dr. Ali Kılıç

    Gastrointestinal Cerrahi Nedir?

    Gastrointestinal Cerrahi Nedir?

    Gastrointestinal cerrahi, sindirim sistemi (gastrointestinal sistem) ile ilgili hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanılan cerrahi bir dalıdır. Sindirim sistemi, ağızdan başlayarak yemekler...

  • Prof.Dr. Turan Uslu

    Bebek Bakan Annenin Bel ve Sırt Ağrılarından Korunması

    Bebek Bakan Annenin Bel ve Sırt Ağrılarından Korunması

    Bebek bakarken oluşan bel ve sırt ağrılarından korunmak:Doğumdan sonra ağırlığı 3-3.5 kg olan, daha sonra ağırlığı 10 kg’a kadar çıkan bebeğin günde en az 20-50 defa kucağa alınması, emzirilmes...

  • Prof.Dr. Hakan Alagözlü

    Karaciğer neden önemli?

    Karaciğer neden önemli?

    Karaciğer, vücudumuzdaki en büyük iç organlardan biridir ve birçok önemli işlevi yerine getirir. Sindirim sistemi içinde yer alan karaciğer, metabolik faaliyetlerin düzenlenmesi, toksinleri...

  • Op. Dr. Sezin Saygı Özyurt

    Genital Estetik nedir? Ne zaman ve hangi koşullarda yapılmalıdır?

    Genital Estetik nedir? Ne zaman ve hangi koşullarda yapılmalıdır?

    Genital bölgenin estetik ameliyatları sıklıkla doğum sonrası vajina girişinde yırtık ya da istenmeyen izleri kaldırmak, genişleyen vajinayı eski haline getirmek için kullanılmaktadır. Ayrıca bazı do...

  • Prof. Dr. Esra Eryaman

    Rinoplastide yüze uyumlu burun

    Rinoplastide yüze uyumlu burun

    Estetik açıdan güzel olmanın tarifi kolay değildir. Burada tüm olarak uyum, güzellik ve matematiksel oranlar söz konusudur. Uyum yüzün genel şekline, ciltyapısına, göz, dudak ve çene yapısına göre ...

  • Prof. Dr. Aygen Türkmen

    Mezoterapi Nedir?

    Mezoterapi Nedir?

    Mezoterapi, cilt ve saç sorunlarının tedavisinde kullanılan bir tıbbi estetik yöntemdir. Bu tedavi yönteminde, cilt altına ince iğnelerle vitamin, mineral, amino asit ve diğer besleyici maddeler ...

  • Prof.Dr. Seher Naz Yeni

    Epilepsi Nedir?

    Epilepsi Nedir?

    Epilepsi Nedir?Beynimiz duyusal ve bilişsel merkezimiz, bizi diğer canlılardan ayıran en önemli organımızdır. 100 milyar hücreden oluşan beyin herhangi bir bilgisayarla karşılaştır...

  • Prof.Dr. M. Mete Kıroğlu

    Sinüs- Ağrı, Basınç, Akıntı

    Sinüs- Ağrı, Basınç, Akıntı

    Sinüs Ağrısı, Basınç ve Akıntı Nedir?Sinüzit Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri“Sinüslerim beni öldürüyor!” cümlesini daha önce söylediyseniz yalnız değilsiniz. Sinüs...

  • Prof. Dr. Yusuf Yılmaz

    ALKOLE BAĞLI KARACİĞER HASTALIĞI

    ALKOLE BAĞLI KARACİĞER HASTALIĞI

    GENEL BAKIŞAlkole bağlı karaciğer hastalığı üzerine makale hazırlanmıştır. İnsanoğlunun bilinen en eski karaciğer hastalığının alkolle ilişkili olduğu düşünülmektedir. Elde edilen kanıtlar fermente...

facebook

Sağlık İletişim Platformu

Sağlığınız için herşey

Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Bülent Ergan
Editör
Zafer Karaca
İletişim: 0850 532 5 236
(CEO)Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır.Sağlık İletişim Platformu harici linklerin sorumluluğunu almaz.

İrtibat Bilgileri

  • Marmara Teknopark Tübitak Gebze Yerleşkesi, 41400 Gebze/Kocaeli
  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com

Bülten Aboneliği

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)

    saglikiletisimplatformu.com 2026, All Rights Reserved

    • Hakkımızda
    • ONLINE MUAYENEHANE
    • Videolar
    • Bu Test Nerede Yapılıyor?
    • İletişim