•  Soru Sor

    Soru Sor

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)
    GGüvenlik Numarası.

  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com
  • Sağlık İletişim Platformu
  • Hakkımızda
  • ONLINE MUAYENEHANE
  • Videolar
  • Bu Test Nerede Yapılıyor?
  • İletişim

Sağlık

  • Makaleler
  • Sağlık
  • Yorgunluk kronik bir sorun olabilir mi?

Yorgunluk kronik bir sorun olabilir mi?

  • Sağlık İletişim Platformu
  • 1010
  • Sağlık

Yorgunluk kronik bir sorun olabilir mi?

“Sürekli yorgunum”, “Kendimi her gün bitkin hissediyorum”, “Dinlendiğim halde yine de halim yok”… Bu ve benzeri yakınmalardan muzdarip çok sayıda insan var. Üstelik bu bazen aylar boyunca sürebiliyor. Hayat kalitesini düşürerek kişinin yaşamını olumsuz etkileyen halsizlik durumunun sebebi kronik yorgunluk olabilir.

Yorgunluk ve halsizlik pek çok hastalığın başlıca belirtilerinden biri. O yüzden birine kronik yorgunluk sendromu tanısı hemen koyulamıyor. Bunun için hekimlerin gerekli araştırmayı yapması gerekiyor.

Kronik yorgunluk denilince ne anlamak gerekiyor? Ne zaman bu konuda bir sağlık kuruluşuna müracaat edilmeli? Nasıl bir tedavi süreci var? Kronik yorgunlukla ilgili merak edilenleri İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği Uzmanı Doç. Dr. Yalçın Hacıoğlu ile konuştuk.

Yorgunluk 6 ayı geçerse "kronik" deniliyor

“Yorgunluğun kronik olması için 6 aylık süre gerekiyor" diye sözlerine başlayan Doç. Dr. Hacıoğlu, “Tıpta her şeyi kategorize etmeye çalışıyoruz. Burada kişinin tarifleri üzerinden gidiyoruz, sübjektif veriler var. Kişinin yorgun olduğu zamanı baz alıyoruz. Bu da çok sübjektif kaldığından dolayı bunu bazı kriterlere bağlamak gerekiyor. Burada kişinin daha önceden yaptığı -sosyal hayatı ve iş hayatı gibi- hareketleri bozacak düzeydeki yorgunluklardan bahsediliyor. Yani kişinin fonksiyonel etkilerini kaybetmeye neden olan ve 6 ayı geçen yorgunluklar, kronik yorgunluk olarak tarif ediliyor” diyor.

Ancak hemen belirtmekte fayda var; yorgunluk hisleri kişiden kişiye değişiyor. Çünkü yorgunluğu algılama durumu farklılık gösteriyor. Bazıları kas ağrılarından bazıları baş ağrılarından bazıları ise uykusuzluktan yakınıyor.

Grafik: TRT Haber

Yorgunluk pek çok hastalığın belirtisi olabilir

Peki yorgunluk hisseden birinin hangi aşamada hekime başvurması gerekiyor? Kişilerin fonksiyonelliklerini yitirdikleri zaman yorgunluğun hastalık boyutuna geçtiğini ifade eden Doç. Dr. Hacıoğlu, bu aşamadan sonra mutlaka hekime başvurulması gerektiğini söylüyor.

Yorgunluk sebebiyle hekime başvuranlara direkt olarak bu tanı koyulmuyor. Doç. Dr. Hacıoğlu şöyle konuşuyor:

“Hastalar bize ilk geldiğinde aklımıza yorgunluğa neden olabilecek hastalıkları getiriyoruz. Tıp literatüründeki tüm hastalıkların bize geliş ve oluş sebebinin içinde yorgunluk var. Bu bir kanser, kansızlık hatta bir tiroit hastalığı da olsa önde gelen belirtileri arasında yorgunluk olabiliyor. Esasında tanıdaki problem burada ortaya çıkıyor. Altta yatan pek çok hastalığı ekarte etmemiz gerekiyor ki, kronik yorgunluk sendromu diyebilelim.”

Grafik: TRT Haber

Kronik yorgunluk tanısı nasıl koyuluyor?

Yorgunluğa sebep olan pek çok hastalık bulunuyor. Enfeksiyon hastalıklarından kalp hastalıklarına, post kovid sendromundan böbrek yetersizliğine kadar geniş bir yelpazede yer alan hastalık grubu var. Bunların belirtileri arasında da yorgunluk yer alıyor.

Hasta yorgunluk sebebiyle hekime başvurduğunda kendisine kan, idrar ve gerekirse ileri görüntüleme tetkikleri uygulanıyor. Yakın zamanda geçirdiği hastalıklar değerlendiriliyor. Aile öyküsü öğrenilerek örneğin kanser gibi bir hastalığa genetik yatkınlığı olup olmadığı değerlendiriliyor. Sorunun depresyon sebebiyle olabileceği göz önüne alınarak ona uygun testler de yapılıyor. Bütün hastalıkları ekarte ettikten sonra kronik yorgunluk tanısı koyuluyor.

Grafik: TRT Haber

“Tedavi edilmesi zor bir süreç”

Kronik yorgunluk tespit edilen bir hastada uygulanan tedavi sürecini yine Doç. Dr. Hacıoğlu’ndan öğreniyoruz:

“Kötü bir şey yok diye rahatlıyoruz. Ama bu sefer hasta ciddi bir problemle karşı karşıya olabilir… Tedavi edilmesi zor bir süreç. Spesifik bir ilacı olmayan bir durumla karşı karşıya kalıyoruz. Hastada hangi semptom ön plandaysa ona yönelik yapabileceklerimizi elden geçiriyoruz. Hayat tarzında değişiklikler öneriyoruz. Burada da özellikle egzersiz ön plana çıkıyor. Esasında çok paradoksal gibi gözüküyor, yorgun biri egzersiz yaptırmaya tepki verebiliyor. Ama şöyle bir şey var: Egzersiz yaptığımızda vücudumuzda endorfin denilen çeşitli hormonlar salgılanıyor. Bu hormonlar daha mutlu ve huzurlu hissetmemizi sağlıyor.”


Beslenme yorgunluğa ilaç olabiliyor

Kronik yorgunluğu olan kişinin beslenmesi de hekimler tarafından bir düzene sokuluyor. Bu noktada kişinin yaşına ve cinsiyetine göre hareket ediliyor.

“Elde ettiğimiz kan tahlillerinde eksik mineraller varsa mutlaka yerine koyuyoruz. D vitamini eksikse yerine koymak açısından gün ışığından fayda görerek bunu çözmek adına açık havada yürüyüş yapmayı tavsiye ediyoruz.”

Ve stres… Kronik yorgunluk sendromundan muzdarip kişilerin streslerini de yönetmesi gerekiyor. Bunun için hem hekim hem aile hem de çevre desteği verilerek stresi yönetecek bilişsel tedaviler öneriliyor.
 

Grafik: Şeyma Özkaynak

Webofisin 4
Webofisin 2
Webofisin 1
Webofisin 3
Webofisin 7
Webofisin 6
Webofisin 5

Doktorlarımızdan

  • Prof.Dr. Seher Naz Yeni

    Jeneralize Nöbetler

    Jeneralize Nöbetler

    Jeneralize NöbetlerJeneralize nöbetler tüm beyne yayılırlar. En sık rastlanan tipi jeneralize tonik-klonik nöbetlerdir. Halk arasında sara nöbeti denince bu nöbet şekli akla gelir . Kısaca kişi ...

  • Prof.Dr.Ayşenur Meriç Hafız

    Tükürük Bezi Tümörlerinin Tanısı

    Tükürük Bezi Tümörlerinin Tanısı

    Tükürük Bezi Tümörlerinin TanısıAğzınızda, yanağınızda, çenenizde veya boynunuzda bir yumru veya şişlik belirdiği zaman öncelikle bir ultrason ve gerekirse Manyetik rezonans görüntüleme (MRI)...

  • Prof. Dr. Bengi Başer

    Koroner Arter Hastaligi Nedir?

    Koroner Arter Hastaligi Nedir?

    Koroner arterler, kalbin etrafını çevreleyerek kalbin beslenmesini sağlayan atardamarlardır. Beslenme bozukluğu, aşırı yemek yeme, yağlı beslenme, hareketsiz bir yaşam sürme gibi nedenlerden ...

  • Prof. Dr. Esra Eryaman

    Sinüzit kalıcı ve iyileşmeyen bir hastalık mı? Sinüzit tedavisi için hastalar neler yapabil...

    Sinüzit kalıcı ve iyileşmeyen bir hastalık mı? Sinüzit tedavisi için hastalar neler yapabil...

    Kronik rinosinüzitin potansiyel tedavileri şunlardır: 1. Yaşam tarzı değişiklikleri; 2. Günlük tuzlu su ile burun yıkama; 3. Kortizon içeren burun spreyleri ve hapları; 4. Antibiyotikler; 5. Monteluk...

  • Prof.Dr. Turan Uslu

    Kuru İğne Tedavisi Nedir?

    Kuru İğne Tedavisi Nedir?

    İMS (Kuru İğne Tedavisi) Nedir ?Şekil olarak akupunktura çok benzeyen ama uygulamalarda farklılıklar gösteren, kaslara iğne yapılmasıyla uygulanan bir tedavi yöntemidir.Kas-iskelet sistemi ağr...

  • Op.Dr. Zeki Salar

    Aşılama nedir nasıl yapılır sonrası

    Aşılama nedir nasıl yapılır sonrası

    Aşılama yöntemi Bebek Sahibi olmakta güçlük çeken sorun yaşayan ailelere kabaca Yumurta takibi, Aşılama, Tüp Bebek tedavi seçeneklerinden uygun olanı önerilir.Bu yazı da aşılama tedavisi hakkınd...

  • Prof. Dr. Erdem Yeşilada

    Etkili ve güvenilir bir ağrı kesici mi arıyorsunuz? Bal

    Etkili ve güvenilir bir ağrı kesici mi arıyorsunuz? Bal

    Balın yan etkisi bulunmayan, güvenilir bir ağrı kesici olduğunu biliyor muydunuz? Şaşırmış olabilirsiniz! Ben de ilk duyduğumda şaşırmıştım. On beş yıl önce bir Rizeli arıcı (rahmetli Balcı Mehme...

  • Prof. Dr. Murat Gönenç

    AKUT PANKREATİT

    AKUT PANKREATİT

    Pankreas dokusunun iltihaplanmasına pankreatit denir. Eğer bu iltihaplanma ani olarak ortaya çıktıysa, buna “akut pankreatit” adı verilir. Akut pankreatit durumunda ortaya çıkan iltihap...

  • Prof. Dr. Nilda Sütay Süslü

    Bademcik ve Geniz Eti

    Bademcik ve Geniz Eti

    BADEMCİK VE GENİZ ETİBademcik (Tonsil) ve geniz eti (Adenoid) olarak isimlendirilen dokular lenfoid hücrelerden oluşmuştur. Lenfosit yapımında rolü vardır. Yeni doğanda anneden geçen immünglobul...

  • Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Vakfı

    Alerjik Nedenli Olmayan (Nonalerjik) Rinitler - Prof. Dr. İbrahim Sayın

    Alerjik Nedenli Olmayan (Nonalerjik) Rinitler - Prof. Dr. İbrahim Sayın

    Rinit nedir?Rinit genel olarak burun boşluklarının yangısıdır. Bu yangı hapşırma burun kaşıntısı, burun tıkanıklığı, burun akıntısı ve genzi akıntısı gibi pek çok rahatsız edici belirtilere yol aça...

facebook

Sağlık İletişim Platformu

Sağlığınız için herşey

Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Bülent Ergan
Editör
Zafer Karaca
İletişim: 0850 532 5 236
(CEO)Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır.Sağlık İletişim Platformu harici linklerin sorumluluğunu almaz.

İrtibat Bilgileri

  • Marmara Teknopark Tübitak Gebze Yerleşkesi, 41400 Gebze/Kocaeli
  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com

Bülten Aboneliği

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)

    saglikiletisimplatformu.com 2025, All Rights Reserved

    • Hakkımızda
    • ONLINE MUAYENEHANE
    • Videolar
    • Bu Test Nerede Yapılıyor?
    • İletişim