•  Soru Sor

    Soru Sor

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)
    GGüvenlik Numarası.

  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com
  • Sağlık İletişim Platformu
  • Hakkımızda
  • ONLINE MUAYENEHANE
  • Videolar
  • Bu Test Nerede Yapılıyor?
  • İletişim

Sağlık

  • Makaleler
  • Sağlık
  • Osteoporoz gelişme riski yaşla birlikte artıyor

Osteoporoz gelişme riski yaşla birlikte artıyor

  • Sağlık İletişim Platformu
  • 825
  • Sağlık

Osteoporoz gelişme riski yaşla birlikte artıyor

Halk arasında "kemik erimesi" olarak bilinen osteoporoz, en yaygın görülen kemik metabolizması hastalıklarından biri. Ancak bir o kadar da sinsi. Öyle ki genellikle kemiklerde bir kırık oluşuncaya kadar belirti bile vermeyebiliyor.

Osteoporoz en fazla kalça, omurga ve el bileğini etkiliyor. Başta ilerleyen yaş olmak üzere pek çok nedene bağlı olarak gelişiyor. Genellikle kadınlarda görülmesine rağmen erkeklerde görülme oranı da gün geçtikçe artıyor. Türkiye Osteoporoz Derneği’nin verilerine göre 50 yaşın üzerinde her 3 kadından birinde, yine 50 yaşın üzerinde her 5 erkekten birinde rastlanıyor.

Kemiğin kütlesinin azalması ve gözenekli hale gelip kırılma riskinin artmasıyla seyreden osteoporozla ilgili merak edilenleri Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kadriye Çetinkaya Öneş’e sorduk.

{ilgili-metin-[{title}“Osteoporoz tanısı kemik mineral yoğunluğunun (KMY) ölçülmesi ya da düşük travmalı bir kırık gelişmesi ile konuluyor. Ayrıntılı bir öykü, fizik muayene, KMY ölçümleri ve vertebral kırıklar açısından görüntüleme yöntemlerinin kullanımı tanı koymak için gerekli olan yöntemler.{title}{source}Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kadriye Çetinkaya Öneş{source}{theme}grey{theme}]}

Kırıklar oluşmadan tanı konulması önemli

“Osteoporoz tanısı kemik mineral yoğunluğunun (KMY) ölçülmesi ya da düşük travmalı bir kırık gelişmesi ile konuluyor. Ayrıntılı bir öykü, fizik muayene, KMY ölçümleri ve vertebral kırıklar açısından görüntüleme yöntemlerinin kullanımı tanı koymak için gerekli olan yöntemler. Ancak kırıklar oluşmadan da osteoporoz tanısı konulması çok önemli. Çünkü kemik mineral yoğunluğu ölçümünde osteoporoz tanısı alan bir hasta gerekli önlemler alınır ve tedavi edilirse kırık oluşumu azaltılabiliyor, hatta önlenebiliyor.”

Fotoğraf: DepoPhotos

Erken evrede belirti vermiyor

“Kemik kaybının erken evrelerinde tipik olarak herhangi bir belirti görülmüyor. Ancak kemiklerde yoğunluk kaybı ilerlediğinde kırık veya çökmüş bir omurun neden olduğu sırt ağrısı, zamanla kişinin boyunda kısalma, kambur duruş ve beklenenden çok daha kolay oluşan kırıklar meydana geliyor. Bazı durumlarda kişi düşmemiş olsa bile omurga kırıkları meydana gelebiliyor. Omurgayı oluşturan kemikler (omurlar) çökme noktasına kadar zayıflayabiliyor. Bu da sırt ağrısı, yükseklik kaybı ve öne doğru kambur bir duruşla sonuçlanabiliyor.”

{ilgili-metin-[{title}Osteoporoz gelişme olasılığı kısmen gençlikte ne kadar kemik kütlesi elde edildiğine bağlı olarak değişiyor. Doruk kemik kütlesi ne kadar yüksekse, “bankada” o kadar fazla kemik olur ve yaşlandıkça osteoporoz geliştirme olasılığı o kadar azalır.{title}{source}Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kadriye Çetinkaya Öneş{source}{theme}grey{theme}]}

Osteoporoz riski genç yaşlardaki kemik kütlesine bağlı

“Kemikler sürekli bir yenilenme halindedir. Yeni kemik yapılır ve eski kemik yıkılır. Gençlerde yeni kemik yapımı çok hızlı oluyor ve kemik kütlesi 20’li yaşlara kadar sürekli artış gösteriyor. Daha sonra bu süreç yavaşlayarak devam ediyor ve 30 yaşlarına kadar en yüksek kemik kütlesine, yani doruk kemik kütlesine ulaşılıyor. İnsanlar yaşlandıkça kemik kütlesi yıkımı, yapımından daha fazla oluyor.

Osteoporoz gelişme olasılığı kısmen gençlikte ne kadar kemik kütlesi elde edildiğine bağlı olarak değişiyor. Doruk kemik kütlesi ne kadar yüksekse, “bankada” o kadar fazla kemik olur ve yaşlandıkça osteoporoz geliştirme olasılığı o kadar azalır. Doruk kemik kütlesinin oluşumunda genetik faktörler önemli yer tutmakla birlikte çevresel faktörler de önemli. Egzersiz ve beslenme doruk kemik kütlesini artırıyor. Çocukluk ve ergenlik döneminde egzersizin yanı sıra kalsiyum ve protein bakımından zengin beslenme kemik kütlesini artırıyor.”

Grafik: TRT Haber

En önemli komplikasyon kemiklerdeki kırılma

“Osteoporozun en önemli komplikasyonu kırık oluşumudur. Kırık oluşumu, kırığın bölgesine göre önemli ikincil sorunlar getirebiliyor. Hatta kalça kemiğinde olan kırıklar ölümcül olabiliyor. Öyle ki kalça kırığı sonrası 1-2 yıl içinde hastaların yaklaşık 5’te biri hayatını kaybediyor. Yine kalça kırığı olan hastaların önemli bir kısmı bağımsızlığını kaybederek, başka birini yardımına ihtiyaç duyuyor. Kırık oluşumu genellikle yaşlılarda görülüyor.”

{ilgili-metin-[{title}“Osteoporoz genellikle kırık oluşana kadar sessiz seyrediyor. Kırıklar çok küçük bir travma ile olabildiği gibi bazen hiçbir travma olmaksızın da meydana gelebiliyor. Bunun için 65 yaşından sonra tüm kadınlarda, 70 yaşından sonra tüm erkeklerde en az bir kez kemik mineral yoğunluğu ölçümünün yapılması öneriliyor.”{title}{source}Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kadriye Çetinkaya Öneş{source}{theme}grey{theme}]}

Sessiz seyreden bir hastalık

“Osteoporoz genellikle kırık oluşana kadar sessiz seyrediyor. Kırıklar çok küçük bir travma ile olabildiği gibi bazen hiçbir travma olmaksızın da meydana gelebiliyor. Bunun için 65 yaşından sonra tüm kadınlarda, 70 yaşından sonra tüm erkeklerde en az bir kez kemik mineral yoğunluğu ölçümünün yapılması öneriliyor.”

Tiroid osteoporoz açısından bir risk faktörü

“Eğer 'düşük enerjili' dediğimiz kişinin kendi boyu mesafesinde düşmesi ile oluşan bir kırık varsa osteoporoz tanısı açısından değerlendirilmeli… Yine kortizon kullanan kişilerin -3 aydan fazla kullanımı söz konusu ise- osteoporoz açısından değerlendirilmesi çok önemli. Çünkü kortizon, kemik kaybını artıran bir ilaç. Tiroid ilaçları kullanımı ya da tiroid hastalıkları da osteoporoz açısından bir risk risk faktörü. Çok fazla tiroid hormonu kemik kaybına neden olabiliyor. Sigara ve alkol tüketimi de bir başka risk faktörü.”

Grafik: TRT Haber

Menopoz osteoporozu artırıyor

“45 yaşından önce menopoza girmek önemli risk faktörlerinden. Çünkü menopozda kadınlardaki östrojen seviyelerindeki düşüş, osteoporoz gelişimi için uygun bir zemin hazırlıyor. Erken menopoza giren kadınlar, aylarca kortikosteroid kullanmışlarsa veya anne-babada kalça kırığı meydana gelmişse osteoporoz açısından risk taşıyor. Erkeklerde testosteron düzeylerini azaltan prostat kanseri tedavileri ve kadınlarda östrojen düzeylerini azaltan meme kanseri tedavileri yine kemik kaybını hızlandırıyor.

Kilo azlığı da osteoporoz açısından risk faktörü olarak kabul ediliyor. Gıda alımını ciddi şekilde kısıtlamak ve zayıf olmak hem erkeklerde hem de kadınlarda kemiği zayıflatıyor.”

Fotoğraf: Getty Images

Egzersiz yapmak fayda sağlıyor

“Egzersiz güçlü kemikler oluşturmaya ve kemik kaybını yavaşlatmaya yardımcı oluyor. Gençken düzenli olarak egzersiz yapmaya başlayanlar hayatları boyunca egzersiz yapmaya devam ederlerse en fazla faydayı görüyor. Osteoporoz için herhangi bir egzersiz programına başlamadan önce doktora danışılmalı. Hangi egzersizlerin uygun olacağına hekim karar vermelidir.”

Fotoğraf: Getty Images

Kalsiyum açısından zengin beslenme

“Yetişkin erkek ve kadınların günde bin miligram kalsiyuma ihtiyacı var. 50 yaşından sonra postmenopozal dönemde ve erkekler 70 yaşına geldiğinde ihtiyaç artarak günde bin 200 miligrama çıkar. Az yağlı süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, baklagiller ve portakal gibi meyvelerde kalsiyum bol miktarda bulunuyor.”

D vitamini kemik sağlığını iyileştiriyor

“D vitamini vücudun kalsiyumu bağırsaktan emme yeteneğini geliştiriyor ve kemik sağlığını iyileştiriyor. Kişinin özellikle yaz aylarında her gün öğlenleri yarım saat el, kol ve ayaklarını güneşe maruz bırakması genellikle yeterli olmakla birlikte eksiklik durumunda hekim tarafında uygun dozda takviye de yapılabiliyor.”
 

Webofisin 4
Webofisin 2
Webofisin 1
Webofisin 3
Webofisin 7
Webofisin 6
Webofisin 5

Doktorlarımızdan

  • Prof. Dr. Esra Eryaman

    SES KISIKLIĞI HANGİ HASTALIKLARIN HABERCİSİDİR

    SES KISIKLIĞI  HANGİ HASTALIKLARIN HABERCİSİDİR

    Fonasyon ses üretme işlevidir. Ses akciğer ve nefes borusundan gelen hava, karın, göğüs ve sırt adalelerinden oluşan güç kaynağı, ses telinden oluşan titreşim mekanizması ve ses tellerinden bur...

  • Prof. Dr. Murat Gönenç

    Pankreas kanseri yolun sonu değildir

    Pankreas kanseri yolun sonu değildir

    Yakın zamana kadar pankreas kanseri oldukça kötü seyirli, tedavi edilmesi mümkün olmayan bir hastalık olarak kabul edilirdi. Öyle ki tedavi ile dahi hastaların yaşam beklentisi en iyimser haliyle b...

  • Op. Dr. Ömer Alp

    PRP

    PRP

    PRP TedavisiPRP tedavisi ilk olarak diş hekimleri tarafından implantların çürüme sonucu bozulmamasını sağlamak amacıyla kullanılmaktadır.UygulamaPRP tıbbi bir uygulama olduğundan sadece doktorlar ara...

  • Prof. Dr. Alp Aydınalp

    Kalp Adalesi Kasılma ve Gevşeme Mekanizmaları

    Kalp Adalesi Kasılma ve Gevşeme Mekanizmaları

    Kalp Adalesi Kasılma ve Gevşeme Mekanizmaları Ventrikül ağırlık ve volümünün yaklaşık % 75 ini kardiyomiyozitler (miyozit) oluşturur. Miyozitin % 50 sini miyofibriller yaklaşık % 30’unu ise mit...

  • Prof.Dr. Turan Uslu

    Kuru İğne Tedavisi Nedir?

    Kuru İğne Tedavisi Nedir?

    İMS (Kuru İğne Tedavisi) Nedir ?Şekil olarak akupunktura çok benzeyen ama uygulamalarda farklılıklar gösteren, kaslara iğne yapılmasıyla uygulanan bir tedavi yöntemidir.Kas-iskelet sistemi ağr...

  • Prof.Dr. Seher Naz Yeni

    Epilepsi Nedir?

    Epilepsi Nedir?

    Epilepsi Nedir?Beynimiz duyusal ve bilişsel merkezimiz, bizi diğer canlılardan ayıran en önemli organımızdır. 100 milyar hücreden oluşan beyin herhangi bir bilgisayarla karşılaştır...

  • Dr. Mehmet Bayrak

    Kasık ve Göbek Fıtığı Ameliyatları

    Kasık ve Göbek Fıtığı Ameliyatları

    Fıtık Nedir?Fıtık, karın içerisinde bulunan organ veya dokuların bulunması gereken boşluktan başka bir noktaya hareket ederek yer değiştirmesi durumuna denilmektedir. Genellikle karın duvarında, k...

  • Prof.Dr. M. Mete Kıroğlu

    Bademcik ve Geniz Eti

    Bademcik ve Geniz Eti

    Bademcik ve Geniz Eti Nedir?Bademcik (Tonsil) ve Geniz Eti (Adenoid) Büyümesi Hakkında Bilmeniz GerekenlerBademcik (tonsil) ve geniz eti (adenoid), bağışıklık sisteminin önemli parçaları olan lenfo...

  • Prof. Dr. Aygen Türkmen

    Mezoterapi Nedir?

    Mezoterapi Nedir?

    Mezoterapi, cilt ve saç sorunlarının tedavisinde kullanılan bir tıbbi estetik yöntemdir. Bu tedavi yönteminde, cilt altına ince iğnelerle vitamin, mineral, amino asit ve diğer besleyici maddeler ...

  • Op.Dr. Zeki Salar

    Hamileler oruç tutabilir mi?

    Hamileler oruç tutabilir mi?

    Hamileler oruç tutabilir mi?Ramazan ayında oruç tutulması ile ilgili olarak yapılan çalışmalarda genelde orucun anne ve bebek sağlığı üzerinde olumsuz etkisi gösterilmemiştir.Hamilelik döneminde oru...

facebook

Sağlık İletişim Platformu

Sağlığınız için herşey

Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Bülent Ergan
Editör
Zafer Karaca
İletişim: 0850 532 5 236
(CEO)Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır.Sağlık İletişim Platformu harici linklerin sorumluluğunu almaz.

İrtibat Bilgileri

  • Marmara Teknopark Tübitak Gebze Yerleşkesi, 41400 Gebze/Kocaeli
  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com

Bülten Aboneliği

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)

    saglikiletisimplatformu.com 2026, All Rights Reserved

    • Hakkımızda
    • ONLINE MUAYENEHANE
    • Videolar
    • Bu Test Nerede Yapılıyor?
    • İletişim