•  Soru Sor

    Soru Sor

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)
    GGüvenlik Numarası.

  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com
  • Sağlık İletişim Platformu
  • Hakkımızda
  • ONLINE MUAYENEHANE
  • Videolar
  • Bu Test Nerede Yapılıyor?
  • İletişim

Sağlık

  • Makaleler
  • Sağlık
  • Dinmek bilmeyen diz ağrılarına ne sebep oluyor?

Dinmek bilmeyen diz ağrılarına ne sebep oluyor?

  • Sağlık İletişim Platformu
  • 678
  • Sağlık

Dinmek bilmeyen diz ağrılarına ne sebep oluyor?

Vücudun bütün yükünü dizler taşıyor. Bu da yıllar içerisinde dizlerde birtakım problemlerin yaşanmasına zemin hazırlıyor. Ortopedi kliniklerine dizlerindeki şikayetler nedeniyle başvuranların sayısı hiç de az değil. Hastaların en büyük yakınması ise yaşamlarını kısıtlayan, dinmek bilmeyen ağrı…

Dizde ağrıya neden olan pek çok faktör var. İlerleyen yaş, kilo, düşme sebebiyle meydana gelen travmalar, spor yaralanmaları veya tümörler… Tabii her birinin sebebi de tedavi süreci de farklı.

Peki diz ağrısı neden sık görülüyor? Dizde meydana gelebilecek olası rahatsızlıklara yol açan sebepler neler? Nasıl bir tedavi süreci yürütülüyor? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sultan 2. Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Yıldırım merak edilen sorulara cevap verdi.

{ilgili-metin-[{title}Diz vücudumuzun en büyük eklemlerinden biri. Vücut ağırlığını taşıyan bir sistem olduğu için yaşam boyunca birçok travmaya maruz kalıyor. Dolayısıyla disklerle veya diz eklemiyle ilgili sağlık problemleriyle çok sık karşılaşıyoruz.{title}{source}Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sultan 2. Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Yıldırım {source}{theme}red{theme}]}

Yediden yetmişe her yaşta görülebiliyor

Dizin vücudumuzun en büyük eklemlerinden biri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Cengiz Yıldırım, “Vücut ağırlığını taşıyan bir sistem olduğu için yaşam boyunca birçok travmaya maruz kalıyor. Dolayısıyla disklerle veya diz eklemiyle ilgili sağlık problemleriyle çok sık karşılaşıyoruz” diyor.

Dizle ilgili problemler yediden yetmişe her yaşta görülebiliyor. Ancak yaşa göre karşılaşılan problemler farklılık gösteriyor. Prof. Dr. Yıldırım, görülebilecek olası sorunları anlatmaya çocuklardan başlıyor:

“Küçük çocuklarda enfeksiyonlar ya da romatizmal rahatsızlıklar görülebiliyor. Ergenlik döneminde veya genç erişkinlik döneminde bireyler daha aktif oldukları için sportif yaralanmalara bağlı menisküs yırtığı, çapraz ya da yan bağlarda yaralanma, kıkırdaklarda kırık olabiliyor. Bu gibi durumlarda mutlaka cerrahi tedavi uygulanıyor.”

Dizde iltihap çocuklarda ve gençlerde sık görülüyor

Gençlerde veya çocuklarda dizle ilgili karşılaşılan sorunlardan biri de iltihap… Prof. Dr. Yıldırım, bu gibi sorunları nasıl tespit ettiklerini ve tanı koyulduktan sonra izledikleri süreci bir örnekle anlatıyor:

“Genç veya çocuk bir hasta dizinde aniden başlayan bir ağrıyla geliyor... Dizine dokundurtmuyor ve üzerine basamıyor. Böyle durumlarda ilk aklımıza gelen şey dizde oluşan iltihaplanma. Buna erkenden müdahale etmemiz lazım. Hemen o dizdeki iltihabın boşaltılıp, diz ekleminin yıkanması lazım. Bu ameliyatla yapılan bir yöntem ve beraberinde uzun bir antibiyotik tedavisi uygulanıyor.”

Fotoğraf: Getty Images

Kıkırdak dokuda dejenerasyon ilerleyen yaşlarda görülüyor

İlerleyen yaşlarda ise halk arasında "kireçlenme" olarak tabir edilen bir başka sorun sık görülmeye başlıyor. “Orta ve ileri yaşlarda artık diz eklemini oluşturan kıkırdak dokuda harabiyet başladığı için dejenerasyon görülüyor” diyerek bu durumu açıklayan Prof. Dr. Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“55-60 yaşlarından sonra çok fazla kilosu olan hastalarda özellikle de kadınlarda, bu daha ön planda oluyor. Karşılaştırma yapacak olursak yediye bir oranında kadınlarda daha fazla kıkırdak aşınmasına bağlı diz rahatsızlıklarıyla karşılaşabiliyoruz. Daha ileriki dönemlerde yine kıkırdak hasarı ve basit düşmelerden sonra bu bölgede oluşabilen diz içerisi kırıklar olabiliyor.”

{ilgili-metin-[{title}Kıkırdak dejenerasyonunun dört tane evresi var. Hangi kategoriye giriyorsa ona uygun hareket ediyoruz. Hastadan önce diyetisyene gidip kilo vermeye yönelik bazı önlemler almasını istiyoruz. Ardından diz çevresine yönelik bazı fizik tedavi uygulamaları veya duruma göre diz eklemini tedavi edici ya da süreci yavaşlatıcı bazı enjeksiyonlar önerebiliyoruz. Eğer bunlara rağmen şikayetler devam ederse ileriki dönemde diz protezi gibi cerrahi işlemler yapılabiliyor.{title}{theme}red{theme}]}

Bu gibi durumlarda hastaların kıkırdaklarındaki dejenerasyonun hangi evrede olduğunu tespit etmekle işe başladıklarını anlatan Prof. Dr. Yıldırım, şöyle devam ediyor:

“Kıkırdak dejenerasyonunun dört tane evresi var. Hangi kategoriye giriyorsa ona uygun hareket ediyoruz. Hastadan önce diyetisyene gidip kilo vermeye yönelik bazı önlemler almasını istiyoruz. Ardından diz çevresine yönelik bazı fizik tedavi uygulamaları veya duruma göre diz eklemini tedavi edici ya da süreci yavaşlatıcı bazı enjeksiyonlar önerebiliyoruz. Eğer bunlara rağmen şikayetler devam ederse ileriki dönemde diz protezi gibi cerrahi işlemler yapılabiliyor.”

Uzun süreli dinmeyen ağrılara dikkat

Diz ekleminde nadir de olsa görülen bir başka hastalık ise tümörler. “Her yaşta görülse de çocuklarda ve genç erişkinlerde daha sık görülüyor. Bu da uzun süreli diz ağrısına neden oluyor” diyen Prof. Dr. Yıldırım, hastaların bu gibi durumlarda şişlik veya diz çevresinde oluşan kitle şikayetiyle başvurduğunu belirtiyor.

Prof. Dr. Yıldırım, ciddi bir sorun olan tümörlerin en sık kaval kemiğinin üst kısmında, uyluk kemiğinin alt kısmında ve diz çevresinde lokalize olduğuna dikkat çekerek uyarıda bulunuyor:

“Bu tür uzun süre geçmeyen ağrılarda hastayı mutlaka dikkatli değerlendirip doğru teşhis koymak gerekiyor. Bunun için önce radyolojik görüntüleme yapılıyor. Ardından söz konusu kitleden biyopsi alınıyor. Alınan neticeye göre sık görülen kötü huylu kemik tümörlerinden bir tanesi ise ameliyat, kemoterapi gibi tedaviler uygulanıyor.”

Fotoğraf: Getty Images

Zorlayıcı hareketlerden kaçınılmalı

Peki diz ağrıları yaşayanlar, günlük hayatında nelere dikkat etmeli? Alınacak ilk önlem dizi zorlayacak hareketlerden uzak durmak. Özellikle de çömelerek yapılan faaliyetlerden kaçınılmalı. Yine diz ağrısı yaşayanların merdiven inip çıkmaması öneriliyor. Uygun olmayan zeminlerde yürüyüş yapılmaması bir başka dikkat edilmesi gereken nokta. Yine hekim tavsiyesiyle kıkırdak koruyucu bazı gıda takviyeleri de kullanılabiliyor.

Dizinde herhangi bir ağrı olmayan birinin ileride bu tip sorunlarla karşılaşmamak adına henüz sağlıklıyken birtakım önlemler alması mümkün. Prof. Dr. Yıldırım’ın bu konudaki tavsiyeleri şöyle:

“Gençler spor esnasında dikkatli olmalı. Çünkü eğer dikkat etmezlerse bir darbe aldıkları zaman veya bazen darbe almasalar bile dizlerinde bir rahatsızlık olabiliyor. Yine çok ağır bir iş yapılmamalı, ağır bir şey kaldırılmamalı, uygun olmayan zeminlerde koşulmamalı. Boy-kilo kontrolü sağlanmalı. Diz problemleriyle karşılaşmamak için özellikle dizin üst kısmındaki ve baldırdaki kaslar geliştirilmeli. Böylece güçlü kaslar sayesinde dize daha az yük bineceği için ileride bir rahatsızlık geçirme ihtimali çok azalıyor.”
 

Webofisin 4
Webofisin 2
Webofisin 1
Webofisin 3
Webofisin 7
Webofisin 6
Webofisin 5

Doktorlarımızdan

  • Prof.Dr. M. Mete Kıroğlu

    Saman Nezlesi Nedir?

    Saman Nezlesi Nedir?

    Saman Nezlesi Nedir?Alerjik Rinit Belirtileri, Nedenleri ve TedavisiSaman nezlesi, adının aksine samanla doğrudan ilişkili değildir. Tıbbi adıyla alerjik rinit, havada bulunan polen, ev tozu, hayvan...

  • Prof. Dr. Fatih Altunrende

    İyi Huylu Prostat Büyümesine Teknolojik Dokunuş: HoLEP Tedavisi

    İyi Huylu Prostat Büyümesine Teknolojik Dokunuş: HoLEP Tedavisi

    Prostat her erkekte bulunan bir organdır. Yaşla birlikte değişen oranlarda büyümeye başlamaktadır, özellikle 50 yaş üstü erkeklerin yarısında görülen bu durum, prostat kanserinden farklı olup, iy...

  • Uzm. Dr. Kenan EREN

    Yaygın Anksiyete Bozukluğu

    Yaygın Anksiyete Bozukluğu

    YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞUKaygılanmak Normal midir? Kaygı yaşamın normal bir parçasıdır. Herkes günlük yaşam içinde değişik konularla ilgili kaygı duyabilir. Yetişmesi gereken bir iş, sınav, sağlı...

  • Doç.Dr. Mehmet Bekir Ünal

    femur başı avasküler nekrozu

    femur başı avasküler nekrozu

    Femur başı avasküler nekrozunun serbest vaskülarize fibula grefti ile tedavisi özellikle genç hastalarda eklem koruyucu tedavi girişimler arasında teknik zorluğuna rağmen en başarılı sonucu veren...

  • Prof. Dr. İrem Yaluğ

    VAJİNİSMUS, TEDAVİSİ OLAN TIBBİ BİR SORUN...

    VAJİNİSMUS, TEDAVİSİ OLAN TIBBİ BİR SORUN...

    VAJİNİSMUS Nedir?Vaginismusla ilgili aktarmak istediğim düzeyde akademik bilgiyi aşağıda bulacaksınız.Okuyacaklarınızın ötesinde yıllar süren klinik pratiğimden yola çıkarak, tedavisi gayet mü...

  • Prof. Dr. Esra Eryaman

    Revizyon burun estetiğinde burun ucundaki problemler

    Revizyon burun estetiğinde burun ucundaki problemler

    Rinoplastide burun ucu önemlidir. Başlıca rinoplasti sonrası burun ucunda revizyon gerektiren problemleri şu şekilde özetleyebiliriz; Burun ucunun düşmesi burun ve dudak arasındaki açının 90...

  • Dr. Mehmet Göker

    Botulinum Toksin ile Kırışıklık Tedavisi ve Ameliyatsız Gençleşme

    Botulinum Toksin ile Kırışıklık Tedavisi ve Ameliyatsız Gençleşme

    Botulinum Toksin ile Kırışıklık Tedavisi ve Ameliyatsız GençleşmeYılların yüzünüzde bıraktığı izleri silmek ve daha dinç bir görünüme kavuşmak için cerrahi müdahaleler tek seçenek değil. Kliniğim...

  • Prof. Dr. Nilda Sütay Süslü

    PARATİROİD ADENOMU

    PARATİROİD ADENOMU

    PARATİROİD ADENOMU NEDİR? Paratiroid adenomu, vücuttaki paratiroid bezlerin bir tanesinde görülen iyi huylu bir tümördür. Paratiroid bezleri, vücutta dört adet olup, boyun bölgesinde tiroid bezi...

  • Prof.Dr. Turan Uslu

    Bebek Bakan Annenin Bel ve Sırt Ağrılarından Korunması

    Bebek Bakan Annenin Bel ve Sırt Ağrılarından Korunması

    Bebek bakarken oluşan bel ve sırt ağrılarından korunmak:Doğumdan sonra ağırlığı 3-3.5 kg olan, daha sonra ağırlığı 10 kg’a kadar çıkan bebeğin günde en az 20-50 defa kucağa alınması, emzirilmes...

  • Prof. Dr. Murat Gönenç

    Pankreas kanseri yolun sonu değildir

    Pankreas kanseri yolun sonu değildir

    Yakın zamana kadar pankreas kanseri oldukça kötü seyirli, tedavi edilmesi mümkün olmayan bir hastalık olarak kabul edilirdi. Öyle ki tedavi ile dahi hastaların yaşam beklentisi en iyimser haliyle b...

facebook

Sağlık İletişim Platformu

Sağlığınız için herşey

Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Bülent Ergan
Editör
Zafer Karaca
İletişim: 0850 532 5 236
(CEO)Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır.Sağlık İletişim Platformu harici linklerin sorumluluğunu almaz.

İrtibat Bilgileri

  • Marmara Teknopark Tübitak Gebze Yerleşkesi, 41400 Gebze/Kocaeli
  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com

Bülten Aboneliği

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)

    saglikiletisimplatformu.com 2026, All Rights Reserved

    • Hakkımızda
    • ONLINE MUAYENEHANE
    • Videolar
    • Bu Test Nerede Yapılıyor?
    • İletişim