•  Soru Sor

    Soru Sor

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)
    GGüvenlik Numarası.

  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com
  • Sağlık İletişim Platformu
  • Hakkımızda
  • ONLINE MUAYENEHANE
  • Videolar
  • Bu Test Nerede Yapılıyor?
  • İletişim

Sağlık

  • Makaleler
  • Sağlık
  • Bebeklerde ve çocuklarda besin alerjileri arttı

Bebeklerde ve çocuklarda besin alerjileri arttı

  • Sağlık İletişim Platformu
  • 989
  • Sağlık

Bebeklerde ve çocuklarda besin alerjileri arttı

Tüketilen besinler, ilkbaharda uçuşan polenler ya da kullanılan temizlik maddeleri… Alerjiye sebep olan pek çok etken bulunuyor. İnsan hayatının her döneminde görülebilen alerjilerin içinde besinlere karşı olanlar kuşkusuz önemli bir yer tutuyor. Besin alerjileri özellikle bebekler ve çocuklarda görülüyorsa daha da dikkatli olmak gerekiyor.

Besin alerjisi olan bebeklerin ve çocukların gelişimlerini sağlıklı bir şekilde sürdürmesi büyük önem taşıyor. Böyle bir durumla karşılaşan ebeveynlerin vakit geçirmeden hekime başvurmasından geçiyor.

Peki bebeklerde ve çocuklarda sık görülen besin alerjileri neler? Besin alerjileri kalıcı mı geçici mi? Çözüm için ne yapmak gerekiyor? Merak edilenleri Hacettepe Üniversitesi Çocuk Alerji ve Astım Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Şekerel’le konuştuk.

Besin alerjilerindeki artışın pek çok nedeni var

Son zamanlarda besin alerjilerinde bir artış olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Şekerel, bunun sadece Türkiye’ye özgü olmadığını, gelişmiş Avrupa ülkelerinde de benzer bir durumun gözlendiğini söylüyor. Prof. Dr. Şekerel, bu artışın nedenlerini şöyle açıklıyor:

“Batı tipi yaşam tarzı, sezaryen doğumlar, doğal yaşamdan kopmak, sigara, çok antibiyotik kullanmak ve aşırı hijyenik bir yaşam gibi farklı etkenler var. Ancak bunların hiçbirinin tek başına bundan sorumlu olmadığını biliyoruz. Bunların ortaklaşa bir etki mekanizması üzerinde bu artıştan sorumlu olabileceklerini düşünüyoruz.”

Besin alerjilerinin özellikle bebeklerde çok daha fazla görüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Şekerel, şunları söylüyor:

{ilgili-metin-[{title}Besin alerjisinin, bebeklik çağında yaklaşık yüzde 6 ila 8 oranında görüldüğünü biliyoruz. İlkokul çağına geldiğimiz zaman bu oran yüzde 1'lere kadar düşüyor. Yetişkinlerde ise yüzde 0,5 ile 1 arasında değişiyor. Bunun en önemli nedeni ise çocukluk çağındaki besin alerjisinin önemli kısmının zamanla gerileyip kaybolması.{title}{source}Hacettepe Üniversitesi Çocuk Alerji ve Astım Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Şekerel{source}{theme}red{theme}]}

Fotoğraf: Getty Images

Süt, yumurta, kuruyemiş ve susama dikkat

Besin alerjisi konusunda en fazla merak edilen konu ise en fazla hangi yiyeceklerin veya içeceklerin buna sebep olduğu… Prof. Dr. Şekerel, bu konuda özellikle 4 besine dikkat çekerek, “Süt, yumurta, kuruyemiş ve susam dörtlüsü Türkiye’nin en büyük sorunu” şeklinde konuşuyor.

Kuruyemiş denilince pek çok ürün devreye giriyor. Peki, bunların en fazla hangileri alerjiye sebep oluyor? Sorunun cevabını Prof. Dr. Şekerel’den öğreniyoruz:

“ABD veya Avrupa dergilerini okuduğumuz zaman onlarda yer fıstığı alerjisini görüyoruz. Bizde ise fındık, Antep fıstığı, kaju ve ceviz alerjisi ön planda. Çünkü biz yer fıstığı tüketen bir toplum değiliz. İnsanlar neyi yerse ona karşı alerji geliştirirler.”

Bunların dışında her türlü gıda da alerjiye sebep olabiliyor. Örneğin egzotik meyveler, kabak çekirdeği, balık ve kabuklu deniz ürünleri gibi…

Alerji en fazla cilt üzerinde belirti veriyor

Peki besin alerjisi nasıl bir belirti veriyor? Ebeveynler çocuklarının alerjik bir reaksiyonla karşı karşıya olduğunu anlayabilir mi? Prof. Dr. Şekerel, en fazla deri bulgularının görüldüğünün altını çizerek şöyle devam ediyor:

“Bir gıda yendiğinde kızarıklık, kaşıntı, kabarıklık, egzama gibi belirtiler verebilir. Bunların dışında bulantı, kusma, ishal yapabilir. Öksürük, hırıltı ve nefes darlığı yapabilir. Hatta tansiyon düşmesi, bayılma, fenalık hissi gibi durumlar oluşturabilir. Bütün bunların hepsi birlikte oluştuğunda ise anafilaksi dediğimiz hayatı tehdit eden bir reaksiyon meydana gelebiliyor. Ancak sadece izole bağırsak ya da deri belirtisi veren alerjiler de olabiliyor."

“Ailenin kendi kendine teşhis koymasını istemiyoruz”

Çocuğunda herhangi bir besine karşı alerji olduğunu düşünen ailelerin hemen bu konuda bir uzmana giderek gerekli tetkikleri yaptırması şart. “Ailenin kendi kendine teşhis koyup tavır almasını istemiyoruz” diyen Prof. Dr. Şekerel, bunun nelere yol açabileceğini şöyle açıklıyor:

“Çünkü beslenmenin en önemli olduğu dönem çocukluk ve bebeklik çağıdır. O yüzden bebeklerin ve çocukların gıdalarını, ebeveynlerinin karar vererek kesmesini istemiyoruz. Böyle bir şüphe durumunda hekime başvursunlar. Gerekli testleri yaptırsınlar.”

Alerji tespit edilen besin, hekim tarafından hemen kesiliyor. Prof. Dr. Şekerel, “Besin alerjisinde azalttık lafının bir anlamı yoktur. Ya keseriz ya da devam ettiririz. Biz azaltsın, az tüketsin gibi bir ifade kullanmayız. Çünkü eğer bir besin alerji yapıyorsa az yediğinde de çok yediğinde de alerji yapar” ifadesini kullanıyor.

Alerji yapan gıdaya göre farklı yaklaşım

Tedavi sürecinde çoğunlukla alerjiye sebep olan besinin yenmemesi yoluna gidiliyor. Ancak bu bütün besin alerjileri için geçerli değil. “Bazen bilerek artıra artıra yedirerek vücudun tolerans geliştirmesini tetiklemeye çalışıyoruz” diyen Prof. Dr. Şekerel, her besin alerjisi için farklı yaklaşımları olduğunu vurguluyor:

{ilgili-metin-[{title}Biz çocuklarda beslenmenin çok önemli olduğunu bildiğimiz için özellikle süt, yumurta, buğday gibi temel gıdaları keserken çok iyi karar vermemiz gerekiyor. Bazı grup alerjiler var. Gerçekten çok şiddetli reaksiyon oluşturuyorlar. Çocuklara da böyle bir karşılaşma durumunda adrenalin oto enjektör dediğimiz bir uygulama var. Acil durumlarda ebeveynlerin çocuklarına bu ilacı uygulamalarını ve bir an önce sağlık kurumuna ulaştırmalarını istiyoruz.{title}{theme}red{theme}]}

Fotoraf: Getty Images

Çocuklar 3-6 aylık periyotlarla kontrol ediliyor

Besin alerjisine sahip çocuklar, hekimler tarafından 3 ya da 6 aylık aralıklarla takip ediliyor. Böylece söz konusu alerjinin geçip geçmediğine ve ilerleyen süreçlerde nasıl bir yol izleneceğine karar veriliyor.

“Besin alerjisinin geçtiğini düşünüyorsak o gıdayı bizim yanımızda ilk kez yedirerek vücudun tolere edip etmediğine bakıyoruz” sözleriyle tedavi süreçlerini anlatan Prof. Dr. Şekerel, önemli bir ayrıntıya da değiniyor:

“Bazen bazı gıdaların işlenmiş formları tüketilirken sadece işlenmemiş formları alerji yapabiliyor. Örneğin çocuğun süte alerjisi var... Süt içtiği zaman kötü oluyor ama sütlü kek yediğinde bir şey olmuyor... Çünkü fırınlanmak o besinin alerjitesini azaltan bir işlem. Aynı şey yumurta için de geçerlidir. Biz de bunlara bakarak ne yapabileceğimizi belirliyoruz. Hastanın hayatındaki kırmızı çizgileri mümkün olduğunca azaltmaya çalışıyoruz.”

3 yaşına kadar alerjilerin büyük çoğunluğu azalıyor

Besin alerjilerinin en yoğun olduğu dönem bebeklik çağı… Ancak bunların büyük çoğunluğu 3 yaşına kadar azalıyor. Özellikle süt ve yumurtada yüzde 60'lara kadar bu gerilemenin devam ettiğini belirten Prof. Dr. Şekerel, “Fakat ileri yaşta başlayan alerjiler de var. Örneğin meyve, deniz ürünlerine karşı alerjiler daha ileri yaşlarda başlar. O yüzden de besin alerjisi olan bir çocukta ileride başka bir alerjinin gelişip gelişmediğini tespit etmek için yakından takip ediyoruz” diyor.

Webofisin 4
Webofisin 2
Webofisin 1
Webofisin 3
Webofisin 7
Webofisin 6
Webofisin 5

Doktorlarımızdan

  • Prof. Dr. Nilda Sütay Süslü

    TÜKÜRÜK BEZİ AMELİYATI

    TÜKÜRÜK BEZİ AMELİYATI

    Tükürük bezi tümörleri en sık kulak önündeki parotis adlı tükrük bezinden kaynaklanır. Bu bezde görülen tümörlerin %80 i iyi huylu tümörlerdir. Ancak kontrolsüz hücre çoğalması nedeniyle bezde kitley...

  • Op.Dr. Zeki Salar

    Üreaplasma Kültürü Tedavisi

    Üreaplasma  Kültürü Tedavisi

    Üreaplasma Nedir?Üreplasma hem erkekte hemde kadında genital enfeksiyona neden bir mikrop çeşididir. Üreaplasma enfeksiyonu, cinsel yönden aktif bireylerde hiçbir belirti olmasa dahi %40-%50 oranınd...

  • Prof.Dr. M. Mete Kıroğlu

    Sinüs- Ağrı, Basınç, Akıntı

    Sinüs- Ağrı, Basınç, Akıntı

    Sinüs Ağrısı, Basınç ve Akıntı Nedir?Sinüzit Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri“Sinüslerim beni öldürüyor!” cümlesini daha önce söylediyseniz yalnız değilsiniz. Sinüs...

  • Femart Klinik

    Tüp Bebek

    Tüp Bebek

    Tüp Bebek Tedavisi AnkaraBebek haberi iki kişilik bir aileyi, kocaman mutlu bir yuvaya çevirir. Bazı çiftler bu mutluluk için çok beklemeyebilir. Bazıları yaşanan jinekolojik, hormonal ve genetik n...

  • Prof.Dr. Hakan Alagözlü

    Mide ve onikiparmak bağırsağı (duodenum) Ülseri

    Mide ve onikiparmak bağırsağı (duodenum) Ülseri

    MİDE VE ONİKİPARMAK BAĞIRSAK (DUODENUM) ÜLSERİMidemizde ve onikiparmak bağırsakta (duodenum) bir tür ülser olan mide veya onikiparmak bağırsak ülseri, sindirim sisteminin önemli bir hastalığıdır....

  • Prof. Dr. Mustafa Karahan

    Menisküsler nasıl yırtılır?

    Menisküsler nasıl yırtılır?

    Menisküs yırtığı diz ekleminde meydana gelir. Bu yırtık ayak sabitken ani bir dizden dönme hareketi, yüksekten düşme veya dizin üzerine aşırı bir kuvvet uygulanması sonucunda meydana gelir. Menisküs...

  • Prof. Dr. Murat Gönenç

    Bağırsak torbaya alınınca nasıl yaşarım?

    Bağırsak torbaya alınınca nasıl yaşarım?

    Uyum sağladıktan ve istekli olduktan sonra gayet güzel yaşarsınız, merak etmeyin. Bağırsak torbaya alındıktan sonra yani "stoma" ile yaşam aslında insanların gözünde büyüttüğü kada...

  • Prof.Dr. Seher Naz Yeni

    Jeneralize Nöbetler

    Jeneralize Nöbetler

    Jeneralize NöbetlerJeneralize nöbetler tüm beyne yayılırlar. En sık rastlanan tipi jeneralize tonik-klonik nöbetlerdir. Halk arasında sara nöbeti denince bu nöbet şekli akla gelir . Kısaca kişi ...

  • Prof.Dr. Turan Uslu

    Kuru İğne Tedavisi Nedir?

    Kuru İğne Tedavisi Nedir?

    İMS (Kuru İğne Tedavisi) Nedir ?Şekil olarak akupunktura çok benzeyen ama uygulamalarda farklılıklar gösteren, kaslara iğne yapılmasıyla uygulanan bir tedavi yöntemidir.Kas-iskelet sistemi ağr...

  • Prof. Dr. Arif ULUBİL

    Burnumdan nefes alamamam ne gibi sorunlara yol açar?

    Burnumdan nefes alamamam ne gibi sorunlara yol açar?

    Tek veya çift taraflı burun tıkanıklığı, Tekrarlayan burun kanamalarına, tekrarlayan sinüzit, farenjit, ve bronşite, yüz bölgesinde ağrı, baş ağrısı, geniz akıntısına, ses kalitesinde bozulmay...

facebook

Sağlık İletişim Platformu

Sağlığınız için herşey

Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Bülent Ergan
Editör
Zafer Karaca
İletişim: 0850 532 5 236
(CEO)Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır.Sağlık İletişim Platformu harici linklerin sorumluluğunu almaz.

İrtibat Bilgileri

  • Marmara Teknopark Tübitak Gebze Yerleşkesi, 41400 Gebze/Kocaeli
  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com

Bülten Aboneliği

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)

    saglikiletisimplatformu.com 2026, All Rights Reserved

    • Hakkımızda
    • ONLINE MUAYENEHANE
    • Videolar
    • Bu Test Nerede Yapılıyor?
    • İletişim