•  Soru Sor

    Soru Sor

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)
    GGüvenlik Numarası.

  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com
  • Sağlık İletişim Platformu
  • Ana Sayfa
  • Hakkımızda
  • ONLINE MUAYENEHANE
  • Duyurular
  • Videolar
  • Bu Test Nerede Yapılıyor?
  • Foto Galeri
  • İletişim

Sağlık

  • Makaleler
  • Sağlık
  • Deprem, şiddet ve korku içerikli görüntülere karşı hassasiyet uyarısı

Deprem, şiddet ve korku içerikli görüntülere karşı hassasiyet uyarısı

  • Sağlık İletişim Platformu
  • 647
  • Sağlık

Deprem, şiddet ve korku içerikli görüntülere karşı hassasiyet uyarısı

ODTÜ Rektör Yardımcısı, Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Klinik Psikolog Prof. Dr. Tülin Gençöz, deprem gibi doğal afetler ya da şiddet olaylarına ilişkin görüntülerin, kişilerde yoğun olumsuz duygulara yol açabileceğinden, bu görüntülerin daha dikkatli bir şekilde yayınlanması gerektiğini söyledi.

Görüntülerin yayınlanmamasının saklanmasının da anlamsız olduğuna işaret eden Gençöz, olumsuzlukların yaşanmaması veya yaşananların daha az yıkıcı etkileri olması için neler yapıldığının ve yapılabileceğinin gösterilmesinin önemini vurguladı.

Yaşantıları inkar etmeden ancak çaresizlik de yaşamadan bu konularda bireysel ve toplumsal olarak neler yapılabileceğine ilişkin soruların canlı tutulması gerektiğini vurgulayan Gençöz, "Paylaşılan görsellerin niteliğinin yoğun olmaması ve süresinin uzun olmaması önemli bir kriter olmalı." dedi.

Bu görüntülerin yıllar sonra bile hatırlatma yapabileceği ve travmayı yeniden yaşatabileceğini ifade eden Gençöz, "Travmatik olabilecek durumlara ilişkin süreci detaylarıyla anlatan görüntülerin ana akım medya ya da sosyal medya aracılığıyla sürekli işlenmesi, bıçak sırtı bir konu; farkındalık uyandırılması önemli ancak çaresizlik hissine neden olacak yoğun duyguları desteklememeli." değerlendirmesinde bulundu.

Örneğin depremde binaların yerle bir olduğunu gösteren karelerin ekranlara yansıyabileceğini ancak bunların birkaç kareyle sınırlı tutulması gerektiğini belirten Gençöz, şöyle konuştu:

"Bıçak sırtı dediğim konu önemli, nitekim aşırı boyutlara gidildiğinde yarattığı duygusal yoğunluk travmatik sonuçlara, geri çekilme ve çaresizliğe neden olabilir. Yaşanan çok acı durumları, duygu sömürüsüne girercesine uzun süreli olarak ekranlara taşımanın bir anlamı yok. Afetin yıkıcı etkilerinin, dramatik bir üslupla ve uzun uzun gösterilerek anlatılması, travmaları tetikleyebilir, şiddetli korku ve kaygı, farkındalığın önüne geçer. Korku görüntüleriyle özellikle çocuklara, 'hiçbir şeyi becermeye, üstesinden gelmeye yetkin değilsin' mesajını vermiş oluruz. İnsanların yaşadığı travma dakikalarca ekranlara verildiğinde, bu artık ne oluyor işte bıçak sırtına dönüyor olay ve hedefini şaşırıp zarar verme boyutuna geçebiliyor.

'Bu baş edilemeyecek bir durum, burada yapılacak hiçbir şey yok' hissine neden oluyor. Bıçak sırtındaki eşiği geçiyor ve kaygı şiddeti arttıkça çaresizlik duygularına neden oluyor. Bu da kaygı ile baş etme motivasyonu arasındaki ilişkinin bozulması anlamına gelir."

Farkındalığı artırıcı yayınlar

Prof. Dr. Gençöz, şiddetli korku yaratma potansiyeli taşıyan içeriklere karşı "hassasiyet" uyarısı yaparak, "Görseller farkındalık amacına hizmet etmeli. Sosyal medya ve diğer iletişim araçlarının yayınlarında korkutmak değil farkındalık uyandırmak ana amaç olmalı. Farkındalığı arttıracak ve bu durumlarda kısa ve uzun vadede yapılabileceklerin neler olduğunu anlatan yayınlar çok değerli. Mesela bir deprem anında nasıl korunmalı, bir ev alınırken nelere dikkat edilmeli gibi farkındalık yayınları kontrol algımızı kuvvetlendirir ve bu tür çabalar hayattaki duruşumuzu her zaman destekler." ifadelerini kullandı.

"Sorumlu yayıncılık yapılmalı"

Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Engin Deniz, felaket içerikli haberlerin özellikle çocuklarda korku ve kaygı duygularını tetikleyebildiğini bildirdi.

Çocukların bu tür olaylarla ilgili sorularının yanıtlanması ve duygularını ifade etmelerine imkan sağlanması gerektiğini vurgulayan Deniz, "Bu durumda özellikle çocukların kendilerini güvende hissetmesi çok önemli ve bunda ailelere çok büyük görevler düşüyor." dedi.

Bu konuları yoğun korku içerikleriyle veren yayınlara maruz kalındığında depresyon ve kaygı düzeyinin de artacağına işaret eden Deniz, "Bu durum, felakete doğrudan maruz kalmış çocuklar ve bu haberleri izleyen çocuklar için de geçerli. Bu nedenle çocukların medyadaki yoğun haber trafiğinden uzak tutulması ve maruziyetin azaltılması gerekiyor. Medya kuruluşları, çocukların bu içeriklerden olumsuz etkileneceğini düşünerek yaptıkları yayınlarda hassasiyet göstermeli ve sorumlu yayıncılık yapmalı." şeklinde konuştu.

İkincil travma uyarısı

Eğitim psikolojisi uzmanı Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Tolga Arıcak ise çok fazla insanı etkileyen deprem, sel gibi doğal afetler ile saldırı gibi olayların üzerinden zaman geçse de yarattığı travmatik etkilerinin uzun süre devam edebileceğini vurguladı.

Bu etkinin çeşitli görsellerle veya durumlarla tetiklenebildiğini ve bu durumun aylar hatta yıllar boyu devam edebildiğini aktaran Arıcak, bu felaketler karşısındaki baş etme mekanizmalarının kişiden kişiye farklılaşabildiğini söyledi.

Arıcak, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Özellikle bu durumları yaşayanlar için televizyonda veya sosyal medyada tekrar tekrar felaket görüntülerine maruz kalmaları, onların acılarını yaralarını tetikleyebilir bu sebeple yayınlarda çocuklar açısından dikkatli olmak lazım. Elbette afetlerden dersler alınsın acılar tekrar yaşanmasın düşüncesiyle bu tür yayınlar yapılıyor ancak yayıncıların görüntüleri yayınlarken özenli davranması gerekiyor. Yayınlarda farkındalık oluşturucu bilgilendirmeler yapılması daha uygun olur."

Travmanın kişinin sadece kendisinin maruz kaldığı bir sorun olmadığını, görüntüleri ve anlatıları izleyerek de ikincil travmaların oluşabildiğini dile getiren Arıcak, "Televizyonda, sosyal medyada ya da internet ortamında yüksek korku içerikli görüntülere maruz kalma, olayı yaşamayanlar açısından da travmatik etki doğurabilir. Bu durum özellikle çocuklarda daha büyük risk oluşturabiliyor." uyarısında bulundu.

Webofisin 4
Webofisin 2
Webofisin 1
Webofisin 3
Webofisin 7
Webofisin 6
Webofisin 5

Doktorlarımızdan

  • Uzm.Dr. Melda Bolat Bilsel

    PRP TEDAVİSİ

    PRP TEDAVİSİ

    PRP İLE HÜCRESEL TEDAVİ NEDİR?PRP (Platelet Rich Plasma) platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması adı verilen tedavi yönteminin kısaltılmış ismidirHastalardan alınan kan ,santrüfüj işle...

  • Doç. Dr. Resul ARISOY

    Fetal Biyofizik Profili - Doppler Ultrasonografi

    Fetal Biyofizik Profili - Doppler Ultrasonografi

    Anne karnında bebeğin hareketi, tonusu, solunumu, suyu ve NST (non stress test) değerlendirilmesi ile yapılan 30 dakikalık bir muayenedir. Her biri 0 veya 2 puan olarak puanlanır. Fetal biyof...

  • Prof. Dr. Esra Eryaman

    Burun ve Sinüs Kökenli Baş Ağrıları

    Burun ve Sinüs Kökenli Baş Ağrıları

    Baş bölgesi duyu sinirleri açısından vücudun en hassas bölgelerinden biridir. Bu yüzden sinirsel, damarsal, psikolojik kökenli tüm patolojiler ve diş, kulak, çene eklemini ilgilendiren hastalıklar...

  • Op. Dr. Ömer Alp

    DUDAK ESTETİĞİ

    DUDAK ESTETİĞİ

    Dudak EstetiğiDudak estetiği günümüzde kadınların güzelleşmek amacıyla sıklıkla başvurduğu estetik türüdür. Dolgun ve dikkat çekici dudaklar tarih boyunca güzelliğin ve estetik dünyasının simgesi ...

  • Prof.Dr. Seher Naz Yeni

    Epilepsi Nedir?

    Epilepsi Nedir?

    Epilepsi Nedir?Beynimiz duyusal ve bilişsel merkezimiz, bizi diğer canlılardan ayıran en önemli organımızdır. 100 milyar hücreden oluşan beyin herhangi bir bilgisayarla karşılaştır...

  • Prof.Dr. M. Mete Kıroğlu

    Saman Nezlesi Nedir?

    Saman Nezlesi Nedir?

    Saman Nezlesi Nedir?Alerjik Rinit Belirtileri, Nedenleri ve TedavisiSaman nezlesi, adının aksine samanla doğrudan ilişkili değildir. Tıbbi adıyla alerjik rinit, havada bulunan polen, ev tozu, hayvan...

  • Prof. Dr. Murat Gönenç

    Ameliyat sürecinde neler yaşanır?

    Ameliyat sürecinde neler yaşanır?

    Ameliyathaneye indikten sonra sizi neler bekliyor, onu özetleyeyim. Odanızda ameliyathane kıyafetiniz giydirilir. Tüm takılarınızı ve protezlerinizi çıkartmanız istenir. Stresinizi azaltmak a...

  • Prof. Dr. Bengi Başer

    Kalp Yetersizliğinin Nedenleri Nelerdir?

    Kalp Yetersizliğinin Nedenleri Nelerdir?

    Kalp yetmezliğinin, kontrolsüz yüksek tansiyon, kişide ve/veya ailesinde görülen kalp krizi öyküsü, doğumsal anomaliler, kronik akciğer hastalıkları, bazı ateşli hastalıklar, şeker hastalığı, guatr...

  • Doç.Dr. Mehmet Bekir Ünal

    Serebral Palsi ve El Problemleri

    Serebral Palsi ve El Problemleri

    Beyin felci (serebral palsi) vucutta uzuvların hareket ve postür bozukluğuna sebep olan bir hastalıktır. Hastalığın sebebi anne karnında, doğum esnasında ya da doğum sonrası bebeklik döneminde be...

  • Prof.Dr. Hakan Alagözlü

    Mide ve onikiparmak bağırsağı (duodenum) Ülseri

    Mide ve onikiparmak bağırsağı (duodenum) Ülseri

    MİDE VE ONİKİPARMAK BAĞIRSAK (DUODENUM) ÜLSERİMidemizde ve onikiparmak bağırsakta (duodenum) bir tür ülser olan mide veya onikiparmak bağırsak ülseri, sindirim sisteminin önemli bir hastalığıdır....

facebook

Sağlık İletişim Platformu

Sağlığınız için herşey

Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Bülent Ergan
Editör
Zafer Karaca
İletişim: 0850 532 5 236
(CEO)Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır.Sağlık İletişim Platformu harici linklerin sorumluluğunu almaz.

İrtibat Bilgileri

  • Marmara Teknopark Tübitak Gebze Yerleşkesi, 41400 Gebze/Kocaeli
  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com

Bülten Aboneliği

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)

    saglikiletisimplatformu.com 2026, All Rights Reserved

    • Ana Sayfa
    • Hakkımızda
    • ONLINE MUAYENEHANE
    • Duyurular
    • Videolar
    • Bu Test Nerede Yapılıyor?
    • Foto Galeri
    • İletişim