•  Soru Sor

    Soru Sor

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)
    GGüvenlik Numarası.

  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com
  • Sağlık İletişim Platformu
  • Hakkımızda
  • ONLINE MUAYENEHANE
  • Videolar
  • Bu Test Nerede Yapılıyor?
  • İletişim

Sağlık

  • Makaleler
  • Sağlık
  • Mikrobiyota dengesinin bozulması hastalıklara davetiye çıkarıyor

Mikrobiyota dengesinin bozulması hastalıklara davetiye çıkarıyor

  • Sağlık İletişim Platformu
  • 1020
  • Sağlık

Mikrobiyota dengesinin bozulması hastalıklara davetiye çıkarıyor

İnsan vücudu muhteşem bir uyum içinde çalışan sistemlerden oluşuyor. Bunların birinde yaşanan aksama diğerlerini de etkiliyor. Sindirim sistemi bunlardan biri… Son yıllarda adını sıkça duymaya başladığımız mikrobiyotalar, gastrointestinal sistem (GİS) olarak adlandırılan ve vücudun sindirimini sağlayan bölümde kilit rol üstleniyor.

Bakteriler, virüsler ve bazı tek hücreli canlıların bir araya gelmesiyle oluşan mikrobiyotalar, sağlıklı bir yaşam için vazgeçilmez. Nitekim bilim insanlarının yaptığı çalışmalar da bunu doğruluyor.

Peki insan sağlığı için bu denli önemli olan mikrobiyota nedir? İnsan sağlığı üzerinde nasıl bir rolü var? Bozulması beraberinde hangi hastalıkları getiriyor? Merak edilen sorulara Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Uygun’la yanıt aradık.

{ilgili-metin-[{title}Zararlı bakteriler hakim hale gelip, yararlı bakterilerin sayısını geçer ise çeşitli hastalıklar ortaya çıkıyor. Bağırsak mikrobiyotasındaki bozulmayla ilk akla gelen hastalık dünyada ve Türkiye’de ülseratif kolit ve crohn hastalığı{title}{source}Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Uygun{source}{theme}red{theme}]}

Hücre sayısından fazla mikroorganizma

İnsanların mikrobiyotasının büyük kısmının gastrointestinal sistemde bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Uygun, “Gastrointestinal sistem mikrobiyotası çok sayıda ve çeşitlilikte mikroorganizma tarafından oluşturulmuş kompleks ve dinamik bir ekosistem” diyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Gastrointestinal sistemde 100-160 trilyon arasında mikroorganizma ortak bir şekilde yaşıyor. Bu tüm vücuttaki hücre sayısından 10 kat daha fazla... Yaklaşık 800-1000 farklı bakteri türü ve 7000’den fazla farklı suş bağırsakta bir denge içinde yaşıyor.”

Bağırsak mikrobiyotasının insan sağlığının idame ettirilmesine esas katkıyı sağlayan önemli bir özel doku grubu olduğunun altını çizen Prof. Dr. Uygun bunu, “İmmün sistemi, beslenme durumu ve metabolik durum dahil bireyin vital foksiyonlarının bir denge içinde yaşamasına yardım ediyor” diyerek açıklıyor.

Fotoğraf: Getty Images

Ülseratif kolit ve crohn riski

Bağırsaktaki bu canlı dünyanın dengesinin bozulması ise pek çok hastalığa davetiye çıkarıyor. “Zararlı bakteriler hakim hale gelip, yararlı bakterilerin sayısını geçer ise çeşitli hastalıklar ortaya çıkıyor” diyor Prof. Dr. Uygun. Ardından bazı hastalıklara dikkat çekiyor:

“Bağırsak mikrobiyotasındaki bozulmayla ilk akla gelen hastalık dünyada ve Türkiye’de ülseratif kolit ve crohn hastalığı. Bu konuda Çin’den sonra Türkiye 2 bin 840 hasta tecrübesi ile ikinci sırada yer alıyor.”

Diyabetten demansa pek çok hastalıkla ilişkili

Mikrobiyotanın bozulmasıyla ortaya çıkan sağlık sorunları bununla da bitmiyor. Prof. Dr. Uygun, görülebilecek diğer sağlık problemlerini şöyle sıralıyor:

“GİS’de özellikle çocukluk çağında ve ileri yaşta, antibiyotik kullanımına bağlı olarak gelişen ishal, irritable bağırsak sendromu (huzursuz bağırsak sendromu), kronik ishal, kronik kabızlık, kronik yorgunluk sendromu ve intestinal yaygın mantar enfeksiyonları gibi hastalıklar ortaya çıkıyor.”

GİS dışında pek çok hastalığın da mikrobiyotalarla ilişkisi bulunuyor. Prof. Dr. Uygun, bu hastalıkları ise şöyle açıklıyor:

“Tip-1 ve Tip-2 diyabet, obezite, karaciğer yağlanması, insülin direnci, ateroskleroz (damar sertliği), hipertansiyon gibi metabolik hastalıklarla ilişkili. Yine multiple skleroz (MS), myastenia gravis, miyoklonik distoni, çölyak, sedef ve haşimato tiroidi gibi otoimmün; egzama gibi çeşitli deri ve alerjik hastalıklarının yanısıra otizm, parkinson, alzheimer, demans, depresyon, hepatik ansefalopati gibi nöropsikiyatrik bozukluklarla da mikrobiyota dengesi arasına ilişki bulunuyor.”

Antibiyotikler mikrobiyotaların başlıca düşmanı

Sağlık için bu denli önemli olan mikrobiyotalar en fazla antibiyotikler, yanlış diyet, çevresel faktörler ve stresle zarar görüyor.

Peki faydalı mikrobiyotaların oluşması ve devamlılık sağlaması için nasıl bir yol izlenmesi gerekiyor? Yanıtını Prof. Dr. Uygun’dan öğreniyoruz:

“Akdeniz tipi anti-inflamatuar diyet (Anti-inflamatuar diyet, vücut sağlığını en iyi derecede tutmayla ilgili bilimsel bilgiye dayanarak, gıdaları seçme ve hazırlama yoludur) önemli. Yani dedelerimiz gibi beslenmemiz gerekiyor. Genetik yapısı değiştirilmiş buğday olduğu için glüten (gliadin) ve şekerden uzak durulmalı. Yine beyaz un, paketlenmiş/işlenmiş rafine yağ ile früktoz içeren gıdalar da tüketilmemeli.”

Webofisin 4
Webofisin 2
Webofisin 1
Webofisin 3
Webofisin 7
Webofisin 6
Webofisin 5

Doktorlarımızdan

  • Prof.Dr. M. Mete Kıroğlu

    Saman Nezlesi Nedir?

    Saman Nezlesi Nedir?

    Saman Nezlesi Nedir?Alerjik Rinit Belirtileri, Nedenleri ve TedavisiSaman nezlesi, adının aksine samanla doğrudan ilişkili değildir. Tıbbi adıyla alerjik rinit, havada bulunan polen, ev tozu, hayvan...

  • Prof. Dr. Fatih Altunrende

    İyi Huylu Prostat Büyümesine Teknolojik Dokunuş: HoLEP Tedavisi

    İyi Huylu Prostat Büyümesine Teknolojik Dokunuş: HoLEP Tedavisi

    Prostat her erkekte bulunan bir organdır. Yaşla birlikte değişen oranlarda büyümeye başlamaktadır, özellikle 50 yaş üstü erkeklerin yarısında görülen bu durum, prostat kanserinden farklı olup, iy...

  • Uzm. Dr. Kenan EREN

    Yaygın Anksiyete Bozukluğu

    Yaygın Anksiyete Bozukluğu

    YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞUKaygılanmak Normal midir? Kaygı yaşamın normal bir parçasıdır. Herkes günlük yaşam içinde değişik konularla ilgili kaygı duyabilir. Yetişmesi gereken bir iş, sınav, sağlı...

  • Doç.Dr. Mehmet Bekir Ünal

    femur başı avasküler nekrozu

    femur başı avasküler nekrozu

    Femur başı avasküler nekrozunun serbest vaskülarize fibula grefti ile tedavisi özellikle genç hastalarda eklem koruyucu tedavi girişimler arasında teknik zorluğuna rağmen en başarılı sonucu veren...

  • Prof. Dr. İrem Yaluğ

    VAJİNİSMUS, TEDAVİSİ OLAN TIBBİ BİR SORUN...

    VAJİNİSMUS, TEDAVİSİ OLAN TIBBİ BİR SORUN...

    VAJİNİSMUS Nedir?Vaginismusla ilgili aktarmak istediğim düzeyde akademik bilgiyi aşağıda bulacaksınız.Okuyacaklarınızın ötesinde yıllar süren klinik pratiğimden yola çıkarak, tedavisi gayet mü...

  • Prof. Dr. Esra Eryaman

    Revizyon burun estetiğinde burun ucundaki problemler

    Revizyon burun estetiğinde burun ucundaki problemler

    Rinoplastide burun ucu önemlidir. Başlıca rinoplasti sonrası burun ucunda revizyon gerektiren problemleri şu şekilde özetleyebiliriz; Burun ucunun düşmesi burun ve dudak arasındaki açının 90...

  • Dr. Mehmet Göker

    Botulinum Toksin ile Kırışıklık Tedavisi ve Ameliyatsız Gençleşme

    Botulinum Toksin ile Kırışıklık Tedavisi ve Ameliyatsız Gençleşme

    Botulinum Toksin ile Kırışıklık Tedavisi ve Ameliyatsız GençleşmeYılların yüzünüzde bıraktığı izleri silmek ve daha dinç bir görünüme kavuşmak için cerrahi müdahaleler tek seçenek değil. Kliniğim...

  • Prof. Dr. Nilda Sütay Süslü

    PARATİROİD ADENOMU

    PARATİROİD ADENOMU

    PARATİROİD ADENOMU NEDİR? Paratiroid adenomu, vücuttaki paratiroid bezlerin bir tanesinde görülen iyi huylu bir tümördür. Paratiroid bezleri, vücutta dört adet olup, boyun bölgesinde tiroid bezi...

  • Prof.Dr. Turan Uslu

    Bebek Bakan Annenin Bel ve Sırt Ağrılarından Korunması

    Bebek Bakan Annenin Bel ve Sırt Ağrılarından Korunması

    Bebek bakarken oluşan bel ve sırt ağrılarından korunmak:Doğumdan sonra ağırlığı 3-3.5 kg olan, daha sonra ağırlığı 10 kg’a kadar çıkan bebeğin günde en az 20-50 defa kucağa alınması, emzirilmes...

  • Prof. Dr. Murat Gönenç

    Pankreas kanseri yolun sonu değildir

    Pankreas kanseri yolun sonu değildir

    Yakın zamana kadar pankreas kanseri oldukça kötü seyirli, tedavi edilmesi mümkün olmayan bir hastalık olarak kabul edilirdi. Öyle ki tedavi ile dahi hastaların yaşam beklentisi en iyimser haliyle b...

facebook

Sağlık İletişim Platformu

Sağlığınız için herşey

Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Bülent Ergan
Editör
Zafer Karaca
İletişim: 0850 532 5 236
(CEO)Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır.Sağlık İletişim Platformu harici linklerin sorumluluğunu almaz.

İrtibat Bilgileri

  • Marmara Teknopark Tübitak Gebze Yerleşkesi, 41400 Gebze/Kocaeli
  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com

Bülten Aboneliği

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)

    saglikiletisimplatformu.com 2026, All Rights Reserved

    • Hakkımızda
    • ONLINE MUAYENEHANE
    • Videolar
    • Bu Test Nerede Yapılıyor?
    • İletişim