•  Soru Sor

    Soru Sor

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)
    GGüvenlik Numarası.

  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com
  • Sağlık İletişim Platformu
  • Ana Sayfa
  • Hakkımızda
  • ONLINE MUAYENEHANE
  • Duyurular
  • Videolar
  • Bu Test Nerede Yapılıyor?
  • Foto Galeri
  • İletişim

Sağlık

  • Makaleler
  • Sağlık
  • Sessiz hastalık osteoporozdan korunmak için ne yapılmalı?

Sessiz hastalık osteoporozdan korunmak için ne yapılmalı?

  • Sağlık İletişim Platformu
  • 855
  • Sağlık

Sessiz hastalık osteoporozdan korunmak için ne yapılmalı?

Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen osteoporoz "kemiklerin sessiz düşmanı" olarak biliniyor. Kemiklerin zayıflamasına ve kırılgan hale gelmesine neden olan bu hastalık, özellikle yaşlı bireyler ve menopoz sonrası kadınlarda sıkça görülüyor. Fark edilmediğinde kırıklar ve hareket kısıtlılığı gibi ciddi sonuçlara yol açabilen osteoporoz, erken tanı ve düzenli kontrollerle önlenebiliyor.

Her yıl 20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü'nde kemik sağlığına dikkat çekilerek bilinçlendirme kampanyaları yapılıyor. Bireylerin risk faktörlerini öğrenmesi ve gerekli önlemleri alması hedefleniyor. Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kliniği’nden Doç. Dr. Canan Şanal ile osteoporozu konuştuk.

{ilgili-metin-[{title} Menopoza girmiş kadınların ortalama üçte birinde osteoporoz gelişiyor. Bunun sorumlusu da östrojen düzeyindeki azalma. Erken menopoza girmek veya yumurtalıkların operasyon ile alınmasını takiben cerrahi (yapay) menopoza girmek de bu riski artırıyor.{title}{source} Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kliniği’nden Doç. Dr. Canan Şanal {source}{theme}red{theme}]}

“Yaş arttıkça kemikler zayıflıyor”

Osteoporozun kemiklerin miktarı, kalitesi ve gücünde azalma, kırılma riskinde artma ile seyreden önemli bir sistemik hastalık olduğunu ifade ediyor Doç. Dr. Şanal ve şöyle devam ediyor:
“Genellikle menopoz sonrası kadın ve ileri yaş hastalığı olarak bilinse de kemik sağlığı açısından risk faktörleri olan genç kadın ve erkeklerde de görülebiliyor.”

60 yaş üstü kadınlar ve 70 yaş üstü erkeklerin bu açıdan risk taşıdığını anlatan Doç. Dr. Şanal, “Yaş arttıkça kemikler zayıflıyor. Osteoporoza bağlı kırıkların yaklaşık yüzde 75’i 65 yaş ve üstü kişilerde meydana geliyor” diyor.

Fotoğraf: Getty Images

Kadınlarda risk daha fazla

Kadınlar osteoporoz açısından daha büyük risk taşıyor. Çünkü kadınlar daha az kemik dokusuna sahip. Menopoza girmenin de risk faktörü olduğunu belirten Doç. Dr. Şanal, bunun sebebini şöyle açıklıyor:

“Menopoza girmiş kadınların ortalama üçte birinde osteoporoz gelişiyor. Bunun sorumlusu da östrojen düzeyindeki azalma. Erken menopoza girmek veya yumurtalıkların operasyon ile alınmasını takiben cerrahi (yapay) menopoza girmek de bu riski artırıyor.”

Osteoporoz sadece kadınlarda değil erkeklerde de görülüyor. Erkeklerde cinsiyet hormonu olan testosterondaki azalmanın kemik kütlesini de azaltması osteoporoz görülme riskini artıran bir etken.

Kötü beslenmenin bir diğer risk faktörü olduğunun altını çizen Doç. Dr. Şanal, sözlerine şu şekilde devam ediyor:

“Kalsiyum, protein, meyve ve sebzelerden zengin bir diyet kemik sağlığına fayda sağlıyor. D vitamini eksikliği de riski artırıyor. Özellikle dışarı çıkmayan yaşlılar arasında ve kış aylarında D vitamini eksikliği daha yaygın görülüyor.”

Egzersiz kemikleri kuvvetlendiriyor

Fiziksel aktivitenin, hareketliliğin ve egzersizin az olması bir başka risk faktörü… Nitekim egzersizin kemik kütlesini artırdığı, kemiği kuvvetlendirdiği biliniyor.

Doç. Dr. Şanal ailede osteoporozlu kimselerin bulunmasına da dikkat çekerek, “Kırıklara yatkınlığın bir kısmı kalıtsal oluyor. Annelerinde omurga kırığı öyküsü olan genç kadınlarda kemik kütlesinde azalmaya rastlanıyor” uyarısı yapıyor.

50 yaşından sonra yaşanan kırık vakası özellikle küçük bir düşmeden sonra meydana geldiyse bu, osteoporozun bir işareti sayılıyor.

{ilgili-metin-[{title}Yeterli beslenme ile birlikte yeterli fiziksel aktivite, gençlerin optimal kemik büyümesi ve gelişimine, dolayısıyla da doruk kemik kütlesi için tam genetik potansiyele ulaşmalarına yardımcı oluyor.{title}{theme}red{theme}]}

Bazı hastalıklar osteoporoz riskini artırıyor

Düşük vücut kitle indeksi yine risk faktörleri arasında. Sağlıklı vücut ağırlığını korumanın önemine değinen Doç. Dr. Şanal, “İnce yapılı kişiler iri yapılı, kilolu kişilere göre daha fazla osteoporoz riski taşıyor” ifadesini kullanıyor.

Sigara içmek, alkol ve kafeinli içecekleri çok fazla tüketmek, bazı ilaçları uzun süre kullanmak osteoporoz riskini artıran faktörler arasında yer alıyor. Bazı hastalıkların da kemikleri zayıflatabildiğinin altını çizen Doç. Dr. Şanal bunları şöyle sıralıyor:

“Romatoid artrit (önemli ve yaygın bir risk faktörü), gastrointestinal bozukluklar (laktoz intoleransı, Crohn’s, inflamatuar bağırsak, çölyak hastalığı vb.), kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) ve astım, bazı endokrin bozukluklar (diyabet, Cushing sendromu, hiperparatiroidizm, hipertirodi), kronik böbrek hastalığı, HIV/AIDS ve kanserler (prostat ve meme kanseri) riski artıran hastalıklar arasında.”

Kırıklar daha çok omurga, kalça ve el bileğinde oluyor

Osteoporoz belirti vermeyen bir hastalık. Öyle ki hastaların yaklaşık yüzde 80’i osteoporozla ilgili tanı ya da tedavi almıyor. “Bu yüzden sessiz bir hastalık olarak tanımlanıyor” diyen Doç. Dr. Şanal, sözlerine şöyle devam ediyor:

“Ancak hiçbir belirtisi olmamasına rağmen basit bir düşme veya çarpmadan sonra bile bir kemiğin kırılma riski yüksek. Kırıklar en sık olarak omurga, kalça ve el bileğinde gelişiyor. Bu kırıklar, bel ve sırt ağrılarına, boyda kısalmaya, kamburlaşma gibi şekil bozukluklarına, sakatlığa ve bağımsızlık kaybına neden olabiliyor.”

Fotoğraf: Getty Images

Sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz önerisi

Peki osteoporoz riskine karşı kemik sağlığını korumak adına ne yapılmalı? “Sağlıklı ve dengeli beslenme ile fiziksel aktivitenin çocuklukta başlayan, yaşam boyu devam eden kemiğin daha iyi gelişmesi ve yaşlanması ile ilişkili olduğu iyi bilinen faktörler” diyen Doç. Dr. Şanal tavsiyelerini şöyle sıralıyor:

“Yeterli beslenme ile birlikte yeterli fiziksel aktivite, gençlerin optimal kemik büyümesi ve gelişimine, dolayısıyla da doruk kemik kütlesi için tam genetik potansiyele ulaşmalarına yardımcı oluyor. Bu, yetişkinlerde ise ulaşılmış olan kemik kütlesinin korunması açısından son derece önemli. Yine ileri yaşlarda beklenilen kemik kaybının ve kırık riskinin en aza indirilmesi açısından da gerekli.”

İleri yaştakiler osteoporoz açısından taranmalı

Özelikle menopoz sonrası kadınlar ve 50 yaş üstü erkeklerin osteoporoz açısından dikkatli olmaları gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Şanal, risk faktörleri olmasa dahi 65 yaş üstü kadın ve 70 yaş üstü erkeklerin osteoporoz açısından taranmasını öneriyor.

Neyse ki osteoporoz tedavi edilebilir bir hastalık… Tedavide hastanın kemiklerinin durumu, laboratuvar bulguları ve varsa diğer hastalıkları göz önüne alarak en uygun ilaç tedavisi planlanıyor.
 

Webofisin 4
Webofisin 2
Webofisin 1
Webofisin 3
Webofisin 7
Webofisin 6
Webofisin 5

Doktorlarımızdan

  • Prof.Dr. M. Mete Kıroğlu

    Kulak Çınlamasının Nedeni?

    Kulak Çınlamasının Nedeni?

    Kulak Çınlaması (Tinnitus) Nedir?Kulakta Zil Sesi, Nedenleri ve Tedavi YöntemleriKulak çınlaması (tinnitus), dışarıdan herhangi bir ses kaynağı olmamasına rağmen kişinin kulaklarında veya kafa içind...

  • Uzm.Dr. Melda Bolat Bilsel

    PRP TEDAVİSİ

    PRP TEDAVİSİ

    PRP İLE HÜCRESEL TEDAVİ NEDİR?PRP (Platelet Rich Plasma) platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması adı verilen tedavi yönteminin kısaltılmış ismidirHastalardan alınan kan ,santrüfüj işle...

  • Prof.Dr. Turan Uslu

    Bebek Bakan Annenin Bel ve Sırt Ağrılarından Korunması

    Bebek Bakan Annenin Bel ve Sırt Ağrılarından Korunması

    Bebek bakarken oluşan bel ve sırt ağrılarından korunmak:Doğumdan sonra ağırlığı 3-3.5 kg olan, daha sonra ağırlığı 10 kg’a kadar çıkan bebeğin günde en az 20-50 defa kucağa alınması, emzirilmes...

  • HIV DANIŞMA

    Hepatit B cinsel yolla bulaşır mı?

    Hepatit B cinsel yolla bulaşır mı?

    Hepatit B, B tipi viral bir enfeksiyondur ve genellikle kan ve vücut sıvıları yoluyla bulaşır. Ancak, hepatit B'nin cinsel yolla bulaşma riski de vardır. Bu makalede, hepatit B'nin nasıl c...

  • Prof.Dr. Seher Naz Yeni

    Jeneralize Nöbetler

    Jeneralize Nöbetler

    Jeneralize NöbetlerJeneralize nöbetler tüm beyne yayılırlar. En sık rastlanan tipi jeneralize tonik-klonik nöbetlerdir. Halk arasında sara nöbeti denince bu nöbet şekli akla gelir . Kısaca kişi ...

  • Prof. Dr. Esra Eryaman

    Burun estetiği ile beraber yapılabilen ameliyatlar: rinoplasti ve kepçekulak

    Burun estetiği ile beraber yapılabilen ameliyatlar: rinoplasti ve kepçekulak

    Yüzün başarılı bir rinoplasti operasyonu ile birlikte güzel görünebilmesi için başka deformitelerden yoksun olması gerekir. Kepçekulak bunlardan biridir. Tek kulak veya her iki kulak kepçesi dış...

  • Op.Dr. Zeki Salar

    Hamilelikte İlk Ay Hafta Belirtileri

    Hamilelikte İlk Ay Hafta Belirtileri

    Merhaba,Bu yazımızı okuyorsanız 9 ay sürecek güzel bir başlangıca adım atmış veya buna niyet etmiş olmalısınız.Umarım bu süreç sizin ve eşiniz için ileride her zaman gülümseyerek hatırl...

  • Op.Dr. Salih Şentürk

    ORTOPEDİK HASTALIKLARDA NÖRAL TERAPİ

    ORTOPEDİK HASTALIKLARDA NÖRAL TERAPİ

    Ortopedik hastalıklar, kas-iskelet sistemi üzerindeki rahatsızlıkları ifade eden genel bir terimdir. Bu hastalıklar genellikle kemikler, eklemler, kaslar, bağlar ve sinirleri etkileyebilir. Ortope...

  • Prof. Dr. Ahmet Emre Süslü

    SORU CEVAPLARLA UYKU APNESİ

    SORU CEVAPLARLA UYKU APNESİ

    SORU 1: Uyku apnesi nedir?CEVAP: Uyku sırasında, üst havayolunda tıkanıklıklara bağlı olarak solunumun azalması ya da kesilmesidir. Bu solunumsal olayların belirli bir sıklıkta görülürse u...

  • Prof. Dr. Nilda Sütay Süslü

    Geniz tümörleri nasıl tedavi edilmektedir?

    Geniz tümörleri nasıl tedavi edilmektedir?

    Bu bölge komşulukları itibariyle cerrahiye uygun değildir. Bu nedenle geniz tümörlerinde standart tedavi yöntemi cerrahi değil ışın tedavisidir. Hem geniz bölgesi, hem de tanı anında boyunda lenf ...

facebook

Sağlık İletişim Platformu

Sağlığınız için herşey

Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Bülent Ergan
Editör
Zafer Karaca
İletişim: 0850 532 5 236
(CEO)Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır.Sağlık İletişim Platformu harici linklerin sorumluluğunu almaz.

İrtibat Bilgileri

  • Marmara Teknopark Tübitak Gebze Yerleşkesi, 41400 Gebze/Kocaeli
  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com

Bülten Aboneliği

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)

    saglikiletisimplatformu.com 2026, All Rights Reserved

    • Ana Sayfa
    • Hakkımızda
    • ONLINE MUAYENEHANE
    • Duyurular
    • Videolar
    • Bu Test Nerede Yapılıyor?
    • Foto Galeri
    • İletişim