•  Soru Sor

    Soru Sor

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)
    GGüvenlik Numarası.

  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com
  • Sağlık İletişim Platformu
  • Hakkımızda
  • ONLINE MUAYENEHANE
  • Videolar
  • Bu Test Nerede Yapılıyor?
  • İletişim

Sağlık

  • Makaleler
  • Sağlık
  • Nadir görülen hastalıklarda umut veren gelişmeler

Nadir görülen hastalıklarda umut veren gelişmeler

  • Sağlık İletişim Platformu
  • 515
  • Sağlık

Nadir görülen hastalıklarda umut veren gelişmeler

Dünyada 300 milyon, ülkemizde ise yaklaşık 5 milyon insanı etkileyen nadir hastalıklar, çoğumuzun adını bile duymadığı ancak hayatları derinden etkileyen sağlık sorunları arasında yer alıyor. Erken teşhis edilmediğinde ve gerekli tedavi uygulanmadığında ömrü kısaltabilen bu hastalıkların yaklaşık yüzde 70’i çocuklarda görülüyor.

Genellikle belirli bir nüfusta 200 bin kişiden daha azını etkileyen durumlar olarak ifade edilen nadir hastalıklar, tanı ve tedavi süreçlerinde büyük zorluklar yaratıyor. Çoğu zaman karmaşık ve çok çeşitli belirtilerle kendini gösteren bu hastalıklar, insanlar için büyük bir belirsizlik yaratırken, sağlık sistemleri üzerinde de önemli bir yük oluşturuyor.

Her yıl 28 Şubat Nadir Hastalıklar Günü ilan edilerek toplumda bu konuda farkındalık yaratılmaya çalışılıyor. Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Genetik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Ata’yla Türkiye’de sık görülen nadir hastalıklar ve tedavi süreçlerini ele aldık.

Her 17 kişiden biri etkileniyor

"Nadir bir durum, 2 bin kişiden daha azını etkileyen herhangi bir sağlık sorunu anlamına geliyor. 6 binden fazla nadir durum var. Her 17 kişiden biri yaşamlarının bir döneminde bu nadir durumdan etkileniyor” diye sözlerine başlayan Prof. Dr. Ata, şöyle devam ediyor:

“Etkilenen hastalar tanıyı aldıklarında dünya genelinde yalnızca çok az sayıda bilinen vaka olduğu için durum hakkında pek çok sağlık servisi detaylı bilgiye sahip olmayabiliyor. Bu hastalıklar genellikle bir türlü tanı konmamış durumlar olarak karşımıza çıkıyor.”

{ilgili-metin-[{title} Bazı hastalıkların genetik testlerle tespit edilmesi ve erken tanı konulması, hastalığın seyrini etkileyebiliyor.{title}{source}Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Genetik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Ata{source}{theme}red{theme}]}

Türkiye’de en sık görülen nadir hastalıklar

Nadir hastalıkların birçoğunun kökeni genetik. Öyle ki yaklaşık yüzde 80’i tek bir genin mutasyonları tarafından tetikleniyor. Genetik bozuklukların genellikle ailede kalıtsal olarak geçiş gösterdiğinin altını çizen Prof. Dr. Ata, bazı durumlarda genetik testler yoluyla erken tanı koyulabildiğini söylüyor.

Nadir hastalıklar ülkeden ülkeye değişiklik gösteriyor. Türkiye’de en sık görülen nadir hastalıklardan biri kistik fibrozis… Genetik bir hastalık olan kistik fibrozis akciğer ve sindirim sistemini etkiliyor. Yine genetik bir kas hastalığı olan Duchenne Kas Distrofisi de kasların zayıflamasına ve kaybına yol açıyor.

Prof. Dr. Ata, diğer sık görülen nadir hastalıkları şöyle sıralıyor:

“Kanın pıhtılaşma sürecinde sorunlara yol açan genetik bir hastalık olan hemofili, beyinde meydana gelen hasar nedeniyle hareket ve denge sorunlarına neden olan serebral palsi ve bağışıklık sistemini etkileyen genetik bir hastalık olan adenozin deaminaz eksikliği sıralanabilir.”

Fotoğraf: Getty Images

“Önlemek genellikle mümkün değil”

Nadir hastalıkların önlenip önlenemediği sorusu da en fazla merak edilen konulardan biri. Prof. Dr. Ata, “Nadir hastalıkların çoğu genetik kökenli olduğu için bu hastalıkları tamamen önlemek genellikle mümkün değil” diyerek önemli bir noktaya değiniyor:

“Ancak bazı hastalıkların genetik testlerle tespit edilmesi ve erken tanı konulması, hastalığın seyrini etkileyebiliyor.”

Önlemek mümkün olmasa da farkındalık yaratmak ya da tedavi yöntemlerini geliştirme adına önemli çalışmalar yapılıyor. Genetik danışmanlık bu kapsamda atılan önemli bir adım. Özellikle ailelerinde genetik hastalık öyküsü olan kişiler için genetik danışmanlık hizmetleri sunuluyor ve olası riskler hakkında bilgi veriliyor. Yenidoğan tarama programları da bu hastalıkların erken teşhisi için hayli kritik. Yine nadir hastalık üzerine yapılan araştırma ve geliştirmeler, toplumun bu konuda eğitilmesi ve dünya çapında yapılan uluslararası işbirlikleri de farkındalık yaratmak adına atılan önemli adımlar arasında yer alıyor.

{ilgili-metin-[{title}Gen tedavisi, genetik hastalıkların tedavisinde umut verici bir yöntem. Özellikle tek gen bozuklukları için geliştirilen gen tedavisi yaklaşımları, hastalıklı genin düzeltilmesini veya yerine sağlıklı bir genin yerleştirilmesini hedefliyor.{title}{theme}red{theme}]}

Nadir hastalık teşhisi sancılı bir süreç

Peki nadir hastalığı olduğu düşünülen birini neler bekliyor? “Hastalar nadir bir hastalığın tanısını almak için genellikle uzun ve karmaşık bir yolculuk geçiriyorlar” diye soruyu yanıtlayan Prof. Dr. Ata, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bu süreç, doğru tanıyı koymak için farklı uzmanlarla görüşmeyi ve birçok test yaptırmayı içerebiliyor. Bu tanısal yolculuk bazen yıllar alabiliyor ve hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebiliyor. Hastalar, tanı sürecinde yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik zorluklarla da karşılaşabiliyor. Bu da destek sistemlerinin önemini artırıyor.”

Nadir hastalıkların hem hastalar hem de sağlık sistemleri için önemli zorluklar içerdiğinin altını çizen Prof. Dr. Ata, “Bu konudaki farkındalığın artırılması, araştırmaların desteklenmesi ve etkili tedavi seçeneklerinin geliştirilmesi, bu hastalıklarla yaşayan bireylerin yaşam kalitesini önemli ölçüde iyileştirebiliyor” diyor.

Fotoğraf: Getty Images

Nadir hastalıkların tedavisinde yeni yaklaşımlar

Tıbbın gelişmesi nadir hastalıkların tedavisinde önemli ilerlemeler kaydedilmesine sebep oluyor. Bu süreçteki yeni gelişmeleri yine Prof. Dr. Ata’dan öğreniyoruz:

“Gen tedavisi, genetik hastalıkların tedavisinde umut verici bir yöntem. Özellikle tek gen bozuklukları için geliştirilen gen tedavisi yaklaşımları, hastalıklı genin düzeltilmesini veya yerine sağlıklı bir genin yerleştirilmesini hedefliyor. Örneğin Duchenne kas distrofisi ve bazı metabolik hastalıklar için gen tedavisi çalışmaları devam ediyor. Bir diğer gelişme ise hedefe yönelik tedavi… Nadir hastalıkların tedavisinde, hastalığın temel nedenine yönelik hedefe yönelik tedavi yaklaşımları geliştiriliyor. Bu tedaviler, belirli molekülleri veya biyolojik yolları hedef alarak daha etkili ve yan etkileri azaltan tedavi yöntemleri sunuyor.”

Kişiselleştirilmiş tıp da bu gelişmelerden biri… Burada amaç hastaların genetik yapısına göre özel tedavi planları oluşturmak. Klinik araştırmalar da yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine yönelik denemeleri artırıyor ve bu süreçte ilaçların güvenliği ile etkinliği test ediliyor.

Biyoteknolojik ürünler, nadir hastalıkların tedavisinde kullanılan yeni ilaçlar ve biyolojik ürünlerin geliştirilmesine olanak tanıyor. Uluslararası işbirlikleri sayesinde de dünya genelindeki uzmanlar, daha etkili çözümler üretmek için bilgi paylaşımında bulunuyor.

Webofisin 4
Webofisin 2
Webofisin 1
Webofisin 3
Webofisin 7
Webofisin 6
Webofisin 5

Doktorlarımızdan

  • Prof. Dr. Fatih Altunrende

    İyi Huylu Prostat Büyümesine Teknolojik Dokunuş: HoLEP Tedavisi

    İyi Huylu Prostat Büyümesine Teknolojik Dokunuş: HoLEP Tedavisi

    Prostat her erkekte bulunan bir organdır. Yaşla birlikte değişen oranlarda büyümeye başlamaktadır, özellikle 50 yaş üstü erkeklerin yarısında görülen bu durum, prostat kanserinden farklı olup, iy...

  • Uzm.Dr. Melda Bolat Bilsel

    PRP TEDAVİSİ

    PRP TEDAVİSİ

    PRP İLE HÜCRESEL TEDAVİ NEDİR?PRP (Platelet Rich Plasma) platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması adı verilen tedavi yönteminin kısaltılmış ismidirHastalardan alınan kan ,santrüfüj işle...

  • Prof. Dr. Murat Gönenç

    BÖBREKÜSTÜ BEZİ TÜMÖRLERİ

    BÖBREKÜSTÜ BEZİ TÜMÖRLERİ

    Böbreküstü bezleri (adrenal veya sürrenal bezler) birçok hormonun üretiminden sorumlu salgı bezleridir. Karında her iki böbreğin hemen üstünde yerleşik durumdadırlar. Böbreküstü bezi tümörleri nispet...

  • Prof.Dr. M. Mete Kıroğlu

    Saman Nezlesi Nedir?

    Saman Nezlesi Nedir?

    Saman Nezlesi Nedir?Alerjik Rinit Belirtileri, Nedenleri ve TedavisiSaman nezlesi, adının aksine samanla doğrudan ilişkili değildir. Tıbbi adıyla alerjik rinit, havada bulunan polen, ev tozu, hayvan...

  • Prof.Dr. Seher Naz Yeni

    Epilepsi Tipleri

    Epilepsi Tipleri

    Epilepsi TipleriParsiyel NöbetBASİT PARSİYEL NÖBETKompleks parsiyel nöbetler ile basit parsiyel nöbetlerin farkı, basit parsiyel nöbetlerde bilincin tümüyle açık olmasıdır. Ancak bu kişinin nöbet...

  • Prof. Dr. Levent ERALP

    İyi Huylu Kemik Tümörü

    İyi Huylu Kemik Tümörü

    Kemik TümörüKemik tümörü, kontrolsüz bir şekilde bölünen ve iskelet sistemi hücrelerinde ortaya çıkan kitle ya da şişlik olarak adlandırılabilmektedir. Meydana gelen pek çok kemik tümörünün nedeni ...

  • Op. Dr. Gökay Gidemez

    SERTLEŞME BOZUKLUĞUNDA (EREKTİL DİSFONKSİYON ) KÖK HÜCRE TEDAVİSİ

    SERTLEŞME BOZUKLUĞUNDA (EREKTİL DİSFONKSİYON ) KÖK HÜCRE TEDAVİSİ

    SERTLEŞME BOZUKLUĞUNDA (EREKTİL DİSFONKSİYON ) KÖK HÜCRE TEDAVİSİ Kök hücreler kan, beyin, kemik ve vucuttaki tüm organların hücrelerine dönüşebilirler. Hücreleri onarma eski halle...

  • HIV DANIŞMA

    Hepatit B cinsel yolla bulaşır mı?

    Hepatit B cinsel yolla bulaşır mı?

    Hepatit B, B tipi viral bir enfeksiyondur ve genellikle kan ve vücut sıvıları yoluyla bulaşır. Ancak, hepatit B'nin cinsel yolla bulaşma riski de vardır. Bu makalede, hepatit B'nin nasıl c...

  • Online Muayenehane

    Online Randevu Al

    Online Randevu Al

    Prof. Dr. Mete KıroğluKulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanıhttps://www.metekiroglu.comProf. Dr. M Mete Kıroğlu orta öğrenimini TED Ankara Koleji yüksek öğrenimini Hacettepe Üniversites...

  • Prof.Dr. Turan Uslu

    Bebek Bakan Annenin Bel ve Sırt Ağrılarından Korunması

    Bebek Bakan Annenin Bel ve Sırt Ağrılarından Korunması

    Bebek bakarken oluşan bel ve sırt ağrılarından korunmak:Doğumdan sonra ağırlığı 3-3.5 kg olan, daha sonra ağırlığı 10 kg’a kadar çıkan bebeğin günde en az 20-50 defa kucağa alınması, emzirilmes...

facebook

Sağlık İletişim Platformu

Sağlığınız için herşey

Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Bülent Ergan
Editör
Zafer Karaca
İletişim: 0850 532 5 236
(CEO)Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır.Sağlık İletişim Platformu harici linklerin sorumluluğunu almaz.

İrtibat Bilgileri

  • Marmara Teknopark Tübitak Gebze Yerleşkesi, 41400 Gebze/Kocaeli
  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com

Bülten Aboneliği

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)

    saglikiletisimplatformu.com 2026, All Rights Reserved

    • Hakkımızda
    • ONLINE MUAYENEHANE
    • Videolar
    • Bu Test Nerede Yapılıyor?
    • İletişim