•  Soru Sor

    Soru Sor

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)
    GGüvenlik Numarası.

  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com
  • Sağlık İletişim Platformu
  • Hakkımızda
  • ONLINE MUAYENEHANE
  • Videolar
  • Bu Test Nerede Yapılıyor?
  • İletişim

Sağlık

  • Makaleler
  • Sağlık
  • Kanser riskini azaltmanın yolları neler?

Kanser riskini azaltmanın yolları neler?

  • Sağlık İletişim Platformu
  • 150
  • Sağlık

Kanser riskini azaltmanın yolları neler?

Dünya genelinde ölüm nedenlerine bakıldığında, kalp ve damar hastalıklarının ardından ikinci sırada kanser yer alıyor. Her yıl binlerce insan bu hastalık nedeniyle yaşamını yitiriyor. Üstelik tablo giderek ağırlaşıyor… Kansere yakalananların sayısı her geçen yıl artıyor… Uluslararası araştırmalar, bu artışın süreceğine işaret ediyor. Mevcut verilere göre, 2050 yılına kadar dünya genelinde 30 milyondan fazla yeni kanser vakası görülmesi, kanser nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının ise 18 milyonu aşması bekleniyor.

Türkiye’de de durum çok farklı değil… Ülkemizde her beş ölümden birinin nedeni kanser… Tıptaki gelişmeler sayesinde kanser tedavisinde önemli ilerlemeler kaydedilmiş olsa da uzmanlara göre asıl kritik nokta, hastalığa hiç yakalanmamak... Bir başka ifadeyle hastalığa neden olabilecek potansiyel risklerden uzak durmak… Peki, kanserden korunmak için nelere dikkat etmek gerekiyor? Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları, Tıbbi Onkoloji ve Tümör İmmünolojisi Uzmanı Prof. Dr. Nebi Serkan Demirci merak edilen soruları yanıtladı.

{ilgili-metin-[{title}İleri evre akciğer kanserinde 2010’da 5’inci yılın sonunda hastaların sadece yüzde 4’ü hayattayken bugün immünoterapilerle belli bir hasta grubunda bugün oran yüzde 30-35’lere çıkmış durumda. Yani 3 hastanın biri, 5 yıldan daha uzun süre yaşayabiliyor.{title}{source}Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları, Tıbbi Onkoloji ve Tümör İmmünolojisi Uzmanı Prof. Dr. Nebi Serkan Demirci {source}{theme}red{theme}]}

Depo Photos

Sigara ve alkolden uzak durulmalı

Kanserlerin yaklaşık üçte birinin önlenebilir nedenlerden kaynaklandığını vurgulayan Prof. Dr. Demirci, sözlerine tütün ürünlerinden başlıyor:

“Bunlardan uzak durmak başlı başına kanserin pek çok çeşidinden uzak durmak demek. Sigara ve tütün ürünleri sadece akciğer kanserine neden olmuyor. En sık neden olduğu ve en sık görülen kanser olduğu için akciğer kanseri daha ön planda konuşuluyor. Halbuki pek çok kanserin nedeni sigara ve tütün ürünleri.”

Obezite ve hareketsiz yaşamın da kanser riskini ciddi biçimde artırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Demirci şöyle devem ediyor:

“Bu nedenle sağlıklı beslenmek gerekiyor. Fiziksel aktivite yapmak gerekiyor. Fiziksel aktivite derken evde dolaşmak, yürümek değil... Haftanın 3 günü 20 dakika ila 40 dakika tempolu yürümek, hareket etmek gerekiyor.”

Alkol tüketimi de kanser riskini artıran başlıca etkenler arasında yer alıyor. Prof. Dr. Demirci, bu konuda Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerini hatırlatarak, “Aşırı miktarda alkol tüketimi meme, karaciğer ve sindirim sistemi kanserleri başta olmak üzere pek çok hastalığın nedeni” diyor.

Fotoğraf: Depo Photos

İşlenmiş gıdalara dikkat

İşlenmiş gıdaların da kanser riskini artırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Demirci, şu önemli uyarıyı yapıyor:

“Sucuk, salam, sosis gibi işlenmiş et ürünleri de yine Dünya Sağlık Örgütü tarafından başlıca kanserojenler arasında kategorize ediliyor. Çünkü bu işlenmiş gıdalar özellikle yemek borusu, mide kanseri başta olmak üzere tüm sindirim sisteminde kanser riskini ciddi miktarda artırıyor.”

Prof. Dr. Demirci, güneş ışınlarının da özellikle yaz aylarında cilt kanseri açısından risk oluşturduğunu hatırlatarak, güneşin en dik geldiği saatlerde uzun süreli maruziyetten kaçınılması gerektiğini vurguluyor.

Fotoğraf: AA

Erken teşhis hayat kurtarıyor

Günlük hayatta alınabilecek önlemlerin yanı sıra düzenli kontrollerin de hastalıkla mücadelede büyük önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Demirci, özellikle risk grubundaki bireylerin taramaları aksatmaması gerektiğini söylüyor. Türkiye’de meme, kalın bağırsak ve rahim ağzı kanserlerine yönelik tarama programlarının yaygın olduğunu hatırlatarak şunları ifade ediyor:

“Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) ülkemizde hemen her ilçede var. Buralara başvurmak gerekiyor. Buralara başvurduğumuzda, tarama yöntemleriyle kanser çok daha erken evrede yakalanabiliyor. ‘Erken teşhis hayat kurtarır’ sloganı tümüyle gerçek. Çünkü hastalarımızın sağ kalması, bize geldiklerinde onları gördüğümüz hastalığın evresine bağlı.”

Peki kimler, hangi kanserler açısından ne sıklıkta kontrolden geçmeli? Prof. Dr. Demirci’nin bu soruya verdiği yanıt, herkes için ciddi bir uyarı niteliğinde:

“Kadınlarda 40 yaş üzerinde yılda veya iki yılda bir mamografi yapılması gerekiyor. Mamografi tıp pratiğinde kansere bağlı ölümleri azaltan erken teşhis koyabileceğimiz en önemli tarama testi. Yine rahim ağzı kanseri, kadın doğum hekimine gidilerek yapılabilecek bir tarama. Kalın bağırsak kanseri için 50 yaşından sonra 10 yılda bir kolonoskopi, yani bütün kalın bağırsağa bakılması veya 5 yılda bir kalın bağırsağın ilk kısımları olan sigmoid kolona kadar bakılması yeterli. Bu yaş grubunda dışkıda gizli kan da bakılabiliyor düzenli olarak.”

Fotoğraf: Getty Images

Erken evrede tedavi şansı çok daha yüksek

Kanser tedavisinde özellikle son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Demirci, erken evrelerde başarı oranlarının oldukça yükseldiğini söylüyor:

“İleri evre akciğer kanserinde 2010’da 5’inci yılın sonunda hastaların sadece yüzde 4’ü hayattayken bugün immünoterapilerle belli bir hasta grubunda bugün oran yüzde 30-35’lere çıkmış durumda. Yani 3 hastanın biri, 5 yıldan daha uzun süre yaşayabiliyor.”

Bitkisel ürünler tedaviyi olumsuz etkileyebiliyor

Kanser tedavisi uzun ve zorlu bir süreç... Bu süreçte bazı hastalar bitkisel ürünlere yönelebiliyor. Ancak bu durum sanıldığının aksine tedavi sürecine zarar verebiliyor. “Kanser tanısı alan pek çok hastamız bitkisel ürünlere iyi niyetlerle yönleniyorlar” diyen Prof. Dr. Demirci, “Doğal olan her şey insanın sağlığına faydalı değildir. Bunun en güzel örneği su. Suyun miktarını artırırsanız insanı öldürür su zehirlenmesiyle. Dolayısıyla bir şeyin doğal olması onun insan sağlığına fayda sağlayacağı anlamına gelmez” şeklinde konuşuyor.

Bitkisel ürünlerin kanseri tedavi ettiğini gösteren güçlü bilimsel kanıtlar bulunmadığını vurgulayan Prof. Dr. Demirci, bazı ürünlerin yalnızca tedaviye bağlı yan etkileri hafifletebildiğini belirtiyor. Asıl riskin ise, bu ürünlerin doktora danışılmadan kullanılmasıyla ortaya çıktığını söylüyor. “Eğer hastalarımızın yaşam konforunu artıracaksa hastaya fayda sağlayabilecek her türlü ürünün yanındayız. Ancak güvenli ve bilimsel olmak kaydıyla” diyor.

Kontrolsüz kullanılan bitkisel ürünlerin ciddi yan etkilere yol açabildiğini ifade eden Prof. Dr. Demirci, bunun tedavi sürecini de olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor:

“Bizim normalde kullanmamız gereken ilaçları kullanmamızı engelleyebiliyor. Yine bazı bitkisel ürünler bağışıklık sistemini baskılayabiliyor. Halbuki biz güncel tedavilerimizde immünoterapileri kullanıyoruz. İmmünoterapiler bağışıklık sistemini güçlendirerek kanser hücreleriyle savaşmamızı sağlayan ilaçlar. Bir yandan da bitkisel ürünlerle siz bağışıklık sisteminizi baskılarsanız bu ilaçların etkinlikleri maalesef azalıyor.”
 

Webofisin 4
Webofisin 2
Webofisin 1
Webofisin 3
Webofisin 7
Webofisin 6
Webofisin 5

Doktorlarımızdan

  • Op.Dr. Zeki Salar

    Geçmeyen Tekrarlayan Genital Vajinal Akıntılar

    Geçmeyen Tekrarlayan Genital Vajinal Akıntılar

    Bu yazımız doğal ve ilaç tedavileri ile bir türlü vajinal akıntı sorunu geçmeyen ,yılda 3 kez ya da daha sık vajinal akıntı, genital enfeksiyon sorunu yaşayan hastalara yol göstermek,yaş...

  • Prof.Dr. Turan Uslu

    Bebek Bakan Annenin Bel ve Sırt Ağrılarından Korunması

    Bebek Bakan Annenin Bel ve Sırt Ağrılarından Korunması

    Bebek bakarken oluşan bel ve sırt ağrılarından korunmak:Doğumdan sonra ağırlığı 3-3.5 kg olan, daha sonra ağırlığı 10 kg’a kadar çıkan bebeğin günde en az 20-50 defa kucağa alınması, emzirilmes...

  • DOKTOR İYİLİK GÜZELLİK

    DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİ, HORMONLU RAHİM İÇİ ALETLER

    DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİ, HORMONLU RAHİM İÇİ ALETLER

    DOGUM KONTROL YÖNTEMLERİ, HORMONLU RAHİM İÇİ ALETLER (MİRENA), DERİ ALTI İMPLANT( İMPLANON, NEXPLANON) ...DOÇ.DR OSMAN TEMİZKAN, OP.DR BÜLENT ARICI Doğum kontrol yöntemleri nelerdir?Doğum...

  • Doç. Dr. Resul ARISOY

    Hangi Anomaliler veya Hastalıklar İçin Tedavi Yapabiliyoruz?

    Hangi Anomaliler veya Hastalıklar İçin Tedavi Yapabiliyoruz?

    Amacımız bebeği tedavi etmek veya bebeği doğuma kadar en iyi duruma getirmek aksi halde bu bebeklerin çoğu yenidoğan dönemi veya doğmadan anne karnında kaybedilmektedir. Bu tedavilerdeki en önemli ...

  • Prof.Dr. M. Mete Kıroğlu

    Burun Gerisine Akıntı (BGA)

    Burun Gerisine Akıntı (BGA)

    Burun Gerisine Akıntı (BGA) Nedir?Boğazda Akıntı Hissi, Nedenleri, Belirtileri ve TedavisiBurun gerisine akıntı (BGA), boğazda sürekli akıntı varmış hissi ya da burnun arka kısmından salgının boğaz...

  • Prof. Dr. Cengiz Gebitekin

    Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavinin Rolü

    Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavinin Rolü

    Akciğer kanseri dünyada ve ülkemizde en sık görülen kanser tipi olmakla birlikte; kansere bağlı ölümlerin de en sık nedenidir. Tedavideki tüm gelişmelere rağmen beş yıllık genel sağ kalım oranı %12, ...

  • Prof. Dr. Nilda Sütay Süslü

    DİL KANSERİ AMELİYATI SONRA KONUŞABİLİR MİYİM?

    DİL KANSERİ AMELİYATI SONRA KONUŞABİLİR MİYİM?

    DİL KANSERİ, CERRAHİ YÖNTEMLE TEDAVİ EDİLEBİLMEKTEDİR. DİL KANSERİNİN BÜYÜKLÜĞÜ VE KANSERİN EVRESİNE GÖRE YAPILAN CERRAHİ TEDAVİ GENİŞLİĞİ VE DERİNLİĞİ DEĞİŞMEKTEDİR. BAZI HASTALARI...

  • Op. Dr. Sezin Saygı Özyurt

    HPV Aşıları

    HPV Aşıları

    HPV Aşılarıyla ilgili TCSB Kanser Dairesi Başkanlığı, FDA (Food and Drug Administration) ve ACIP (Advisory Committee on Immunization Practices) önerileri tamamen aynı olup kadın hastalıkl...

  • Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Vakfı

    Güncel aşı Çalışmaları (NY TIMES)

    Güncel aşı Çalışmaları (NY TIMES)

    Coronavirus Vaccine Tracker

  • Prof. Dr. Esra Eryaman

    Burun estetiği sonrası ağrı ve burun tamponları

    Burun estetiği sonrası ağrı ve burun tamponları

    Burun estetiği ameliyatı sonrasında ağrı kesinlikle olmaz. Ancak burun tamponlarına bağlı bir rahatsızlık olabilir. Burun tamponları estetikle birlikte burun içi eğriliği düzeltildiği zaman kullanılı...

facebook

Sağlık İletişim Platformu

Sağlığınız için herşey

Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Bülent Ergan
Editör
Zafer Karaca
İletişim: 0850 532 5 236
(CEO)Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır.Sağlık İletişim Platformu harici linklerin sorumluluğunu almaz.

İrtibat Bilgileri

  • Marmara Teknopark Tübitak Gebze Yerleşkesi, 41400 Gebze/Kocaeli
  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com

Bülten Aboneliği

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)

    saglikiletisimplatformu.com 2026, All Rights Reserved

    • Hakkımızda
    • ONLINE MUAYENEHANE
    • Videolar
    • Bu Test Nerede Yapılıyor?
    • İletişim