•  Soru Sor

    Soru Sor

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)
    GGüvenlik Numarası.

  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com
  • Sağlık İletişim Platformu
  • Hakkımızda
  • ONLINE MUAYENEHANE
  • Videolar
  • Bu Test Nerede Yapılıyor?
  • İletişim

Sağlık

  • Makaleler
  • Sağlık
  • Sağlıkta yeni dönem: Kişiye özel probiyotikler

Sağlıkta yeni dönem: Kişiye özel probiyotikler

  • Sağlık İletişim Platformu
  • 2
  • Sağlık

Sağlıkta yeni dönem: Kişiye özel probiyotikler

SBÜ Gülhane Temel Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Tıbbi Mikrobiyoloji Biyoteknoloji Uzmanı Prof. Dr. Gülçin Alp Avcı, kişiye özel probiyotik üretimi çalışmalarına ilişkin açıklamada bulundu.

Probiyotiklerin canlı mikroorganizmalar olduğunu belirten Avcı, "Mutlaka doğru ürünü seçmek zorundayız. Ne kadar fazla gereksiz mikroorganizma tüketirsek o kadar fazla da vücuttan tepkiler oluşabiliyor" dedi.

Prof. Dr. Avcı, en çok gündemde olan hastalıklardan birinin şu anda SİBO olduğunu ifade ederek, "İnce bağırsaklarda bakterilerin aşırı çoğalmasını gözlemliyoruz. Bilinçsizce bakteri kullandığımızda bunu çok normal görebiliyoruz. Bu yüzden kişiye özgü özel olarak seçilmiş probiyotikleri kullanmakta fayda var. SBÜ Teknoloji Merkezi'nde kişiye özel probiyotik ürünler çalışıyoruz. Mikrobiyota analizi yapılıyor. Canlı flora bakıyoruz. Kişinin klinik bulguları, şikayetleri, istekleri, talepleri, hekiminin taleplerini alıyoruz" diye konuştu.

Fotoğraf: AA

"Bağırsak ne kadar iyiyse beyin de o kadar sağlıklı çalışıyor"

Probiyotik kullanımı için sadece hasta olmak gerekmediğinin altını çizen Avcı, "Sağlıklı ve kaliteli yaş almak istiyorsak mutlaka probiyotik desteğine ihtiyacımız var. Son zamanlarda bağırsaklar, ikinci beyin olarak adlandırılıyor. İkinci beyin diye görüyoruz ama beynin tüm fonksiyonlarını yerine getirebilmek için beslenmeye ihtiyacı var. Vücudun beslenmesi ne kadar iyiyse beyin o kadar sağlıklı çalışabiliyor. Besinlerin de sağlıklı ayrıştırılması bağırsaklarda meydana geliyor" dedi.

Avcı, bağırsak florasının sağlıklı, düzenli ve uyum içerisinde çalışmasının immün sistemini de dengelediğini ifade ederek, "Seratonin, melatonin gibi uyku sağlığını, mutluluğumuzu destekleyecek hormonlar ve enzimler de buralardan geçtiği için florayı ne kadar sağlıklı ve dengeli tutabilirsek vücut aslında kompleks bir yapı olarak tamamen sağlıklı hareket edebiliyor" dedi.

Fotoğraf: AA

"Kişiye özel probiyotikler her yaşta kullanılabilir"

Probiyotiklerin üretim aşamalarına ilişkin de bilgi veren Avcı, şunları kaydetti:

"Kişisel olarak başvuru da alabiliyoruz. Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nde bu işin yapıldığını bilen hekimler, diyetisyenler bizlerden destek alabiliyorlar. Onların danışanlarını ya da hastalarını yönlendirmesiyle yine mikrobiyota analizi sonucunda probiyotik ürünler geliştirilebiliyor. Burada önemli olan hekim ve diyetisyenin de üç sac ayağı kurgulayıp sistemi ilerletmesi, hastalıkların ilerleyişi anlamında bize çok destek oluyor."

Avcı, başvurular alındıktan sonra bireylerden gaita analizi yaptıklarını ve bu analiz sürecinin yaklaşık 3 hafta sürdüğünü ifade ederek, "Moleküler çalışmalar yapıyoruz, canlı flora çalışıyoruz. Sonrasında kişilerin şikayetleri, talepleri doğrultusunda bir profil oluşturuyoruz. Bilimsel olarak hangi bireyde, hangi mikroorganizma, hangi oranda olmalı ona karar verip probiyotik ürün tercihini ona göre yapıyoruz" dedi.

Kişiye özel probiyotiklerin her yaşta kullanılabildiğini dile getiren Avcı, "Gebelerde genellikle hekiminin önerisi doğrultusunda, kullanıp kullanmamayı hekime bırakıyoruz. Yenidoğan bebeklerde ise ek gıdaya başlamadan önce anne sütü ile destek olabiliyoruz. 93 yaşında bugün destek olduğumuz hastalarımız da var. Her hasta grubuna farklı flora üyeleriyle destek olunabilir" ifadesini kullandı.

Fotoğraf: AA

Kişiye özel probiyotik kullanım süresi en az 6 ay

Prof. Dr. Avcı, kişiye özel probiyotiklerin tüm hastalıklar için kullanılabileceğini belirterek, "Bağırsaktan bahsediyorsak, tüm hastalıklardan bahsedebiliriz. Nörolojik bir bozukluk da olabilir. MS, parkinson, Alzaymır, demans ve otizm gibi nörolojik bir bulgu olabilir. İç organlarla ilgili akciğer, karaciğer, böbreklerle ilgili problem olabilir. Kemik, eklem rahatsızlığı söz konusu olabilir. Bütüncül bakmak lazım. Herhangi bir bölgede moleküler olarak iletişim sağlanacaksa vücudumuzda temeli bağırsaklardan geçiyor. Yediğimiz, içtiğimiz şeyle hayattayız, onun da düzgün sindirilip tüm vücuda yayılabilmesini bağırsaktaki flora sağlıyor" diye konuştu.

Kişiye özel probiyotiklerin en az 6 ay kullanılması gerektiğini belirten Avcı, "Canlı bir floradan bahsediyoruz. Bağırsaklara yerleşmesi, oraya adapte olması gerekiyor. Bu konuda sonuçlar da gerçekten yüz güldürücü. İnsanlar genellikle bize tavsiye üzerine geliyorlar. Özellikle hekimlerinin tavsiyesi üzerine geliyorlar. Kullandıkları ikinci aydan itibaren çok güzel, olumlu geri dönüşler oluyor. Tavsiye ediyorlar devamlı ve bu bizim için çok sevindirici" dedi.

Fotoğraf: AA

"Probiyotikler uzman görüşü dahilinde kullanılmalı"

Prof. Dr. Avcı, probiyotiklerin mutlaka bir uzman görüşü ile kullanılması gerektiğini vurgulayarak, şu uyarılarda bulundu:

"Hem dünyada hem de ülkemizde bilinçli antibiyotik kullanımı altını çizdiğimiz çok önemli bir konu. Probiyotikler de öyle. Hekim önerisi ya da bu işi çalışan bir uzmanın önerisi olmadan kafamıza göre probiyotik almamalıyız. Mikroorganizmalar da bir sürü metabolit üretiyor. İyi mikroorganizma diye de bağırsak floramızdaki dengeyi bozmamak lazım. Antibiyotik kullanıyorsak eş zamanlı probiyotik veriliyor ama orada da şuna dikkat etmek lazım; biz antibiyotikleri bakterileri öldürmek için kullanıyoruz. Probiyotik olarak kullandığımız ürünlerin içerisinde de yüzde 90'dan fazla bakteri var. Eş zamanlı kullanacaksak, hangi antibiyotik hangi probiyotikle mutlaka bir uzman görüşü dahilinde kullanmakta fayda var."

Fotoğraf: AA

Webofisin 4
Webofisin 2
Webofisin 1
Webofisin 3
Webofisin 7
Webofisin 6
Webofisin 5

Doktorlarımızdan

  • DOKTOR İYİLİK GÜZELLİK

    HPV ENFEKSİYONU

    HPV ENFEKSİYONU

    HPV ENFEKSİYONU HPV (insan siğil virüsü), cinsel yolla bulaşan en yaygın enfeksiyondur. Bu oran genç kadınlarda %50 kadar çıkabilmektedir. Genç kadınların hastalığıdır. HPV enfeksiyonu nası...

  • Prof. Dr. Nilda Sütay Süslü

    TÜKÜRÜK BEZİ AMELİYATI

    TÜKÜRÜK BEZİ AMELİYATI

    Tükürük bezi tümörleri en sık kulak önündeki parotis adlı tükrük bezinden kaynaklanır. Bu bezde görülen tümörlerin %80 i iyi huylu tümörlerdir. Ancak kontrolsüz hücre çoğalması nedeniyle bezde kitley...

  • Prof.Dr. M. Mete Kıroğlu

    Saman Nezlesi Nedir?

    Saman Nezlesi Nedir?

    Saman Nezlesi Nedir?Alerjik Rinit Belirtileri, Nedenleri ve TedavisiSaman nezlesi, adının aksine samanla doğrudan ilişkili değildir. Tıbbi adıyla alerjik rinit, havada bulunan polen, ev tozu, hayvan...

  • Prof. Dr. Başak Erginel

    Kasık Fıtığı

    Kasık Fıtığı

    Kasık fıtığı, çocuklarda oldukça yaygın bir durumdur ve genellikle doğumsal bir durum olarak ortaya çıkar. Kasık fıtığı, kasık bölgesindeki kasların zayıflaması veya bozulması sonucunda iç organlar...

  • Op.Dr. Salih Şentürk

    PROLOTERAPİ

    PROLOTERAPİ

    Proloterapi genellikle kronik ağrıların tedavisinde kullanılan bir tedavi yöntemidir. Özellikle ortopedide, kronik kas-iskelet sistemi problemlerinde ve yaralanmalarda yaygın olarak uygula...

  • Prof.Dr. Turan Uslu

    Bebek Bakan Annenin Bel ve Sırt Ağrılarından Korunması

    Bebek Bakan Annenin Bel ve Sırt Ağrılarından Korunması

    Bebek bakarken oluşan bel ve sırt ağrılarından korunmak:Doğumdan sonra ağırlığı 3-3.5 kg olan, daha sonra ağırlığı 10 kg’a kadar çıkan bebeğin günde en az 20-50 defa kucağa alınması, emzirilmes...

  • Op. Dr. Sezin Saygı Özyurt

    Neden Sezaryen Doğum Yapılır?

    Neden Sezaryen Doğum Yapılır?

    Sezaryen doğum, normal doğum yoluyla bebeğin doğumunun riskli veya mümkün olmadığı durumlarda tercih edilen bir doğum yöntemidir. Bazı durumlarda, anne veya bebeğin sağlığını korumak için seza...

  • Op. Dr. Ömer Alp

    MEME AMELİYATLARI SONRASI DOĞUM VE EMZİRME

    MEME AMELİYATLARI SONRASI DOĞUM VE EMZİRME

    Meme Ameliyatları Sonrası Doğum ve EmzirmeMeme bir kadının en önemli organlarından biridir. Hayati bir işlevi olmasa da kadın vücudunun en çekici kısımlarından biri olarak önemlidir ve anne olduktan ...

  • Prof. Dr. Esra Eryaman

    Revizyon burun estetiği niçin daha zordur?

    Revizyon burun estetiği niçin daha zordur?

    Rinoplasti operasyonu ufak tefek istenmeyen sonuçlara asla tolerans göstermeyen zor bir operasyondur. Bu durumlarda revizyon burun estetiği düşünülür. Revizyon burun estetiği cerrahisi nedbe dokusu, ...

  • Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Vakfı

    Derin boyun enfeksiyonu nedir? - Prof. Dr. İbrahim Sayın

    Derin boyun enfeksiyonu nedir? - Prof. Dr. İbrahim Sayın

    Derin boyun enfeksiyonu nedir?Derin boyun enfeksiyonları (DBE) üst aerodigestif sistemden kaynaklanarak boyunun derin dokularını etkileyen bakteriyel enfeksiyonlardır. Enfeksiyon lenfadenit, boyu...

facebook

Sağlık İletişim Platformu

Sağlığınız için herşey

Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Bülent Ergan
Editör
Zafer Karaca
İletişim: 0850 532 5 236
(CEO)Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır.Sağlık İletişim Platformu harici linklerin sorumluluğunu almaz.

İrtibat Bilgileri

  • Marmara Teknopark Tübitak Gebze Yerleşkesi, 41400 Gebze/Kocaeli
  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com

Bülten Aboneliği

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)

    saglikiletisimplatformu.com 2026, All Rights Reserved

    • Hakkımızda
    • ONLINE MUAYENEHANE
    • Videolar
    • Bu Test Nerede Yapılıyor?
    • İletişim