•  Soru Sor

    Soru Sor

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)
    GGüvenlik Numarası.

  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com
  • Sağlık İletişim Platformu
  • Hakkımızda
  • ONLINE MUAYENEHANE
  • Videolar
  • Bu Test Nerede Yapılıyor?
  • İletişim

Sağlık

  • Makaleler
  • Sağlık
  • Kahvenin fazlası vücudu nasıl etkiliyor?

Kahvenin fazlası vücudu nasıl etkiliyor?

  • Sağlık İletişim Platformu
  • 89
  • Sağlık

Kahvenin fazlası vücudu nasıl etkiliyor?

Sabah gözünü açar açmaz kahve makinesine yönelenler, yoğun iş temposu arasında sürekli fincan tazeleyenler, enerji toplamak için kafeinsiz yapamayanlar… Kahve günümüzde birçok kişi için vazgeçilmez bir alışkanlık.

Gündelik tempoda aşırıya kaçıp kaç fincan kahve içtiğini hesaplamayanların sayısı az değil. Bir fincan, bir fincan daha derken sayı giderek artıyor. Ancak kahve tüketimi arttıkça şu soru da daha sık gündeme geliyor: Fazla kahve tüketimi vücudu nasıl etkiliyor? Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kliniği’nden Uzm. Dr. Sezin Doğan Çakır’la kahve tüketimiyle ilgili merak edilenleri konuştuk.

{ilgili-metin-[{title}Kafein gerçek yorgunluğu ortadan kaldırmaz, onu bir süreliğine erteler. Eğer bir kişi gün içinde giderek artan miktarda kahve tüketme ihtiyacı hissediyorsa bunun altında çoğu zaman yetersiz uyku, kronik stres, düzensiz beslenme ya da yoğun çalışma temposu gibi başka nedenler vardır.{title}{source}Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kliniği’nden Uzm. Dr. Sezin Doğan Çakır{source}{theme}red{theme}]}

Kafein yorgunluğu erteliyor

Kahvenin tek başına zararlı bir içecek olmadığını ifade ederek sözlerine başlayan Uzm. Dr. Çakır, “Hatta doğru miktarda ve doğru şekilde tüketildiğinde sağlık açısından önemli faydalar sağlayabiliyor. Ancak burada belirleyici olan miktarı tüketim şekli ve kişinin genel sağlık durumu” diyor.

Kahvenin temel etkisi içerdiği kafeinden kaynaklanıyor. “Kafein beyinde yorgunluk hissi oluşturan adenozin reseptörlerini geçici olarak baskılıyor. Bu nedenle kişi kendini daha uyanık, enerjik ve odaklanmış hissediyor” diyen Uzm. Dr. Çakır, önemli bir noktaya dikkat çekiyor:

“Kafein gerçek yorgunluğu ortadan kaldırmaz, onu bir süreliğine erteler. Eğer bir kişi gün içinde giderek artan miktarda kahve tüketme ihtiyacı hissediyorsa bunun altında çoğu zaman yetersiz uyku, kronik stres, düzensiz beslenme ya da yoğun çalışma temposu gibi başka nedenler vardır. Yani sürekli kahve ihtiyacı, bazen vücudun verdiği önemli bir uyarı sinyali olabilir.”

Fotoğraf: Depo Photos

Düzenli ve ölçülü kahve tüketimi faydalı


Son yıllarda kahve ile ilgili yapılan bilimsel araştırmalardan da dikkat çekici sonuçlar ortaya çıkıyor. Öyle ki bu araştırmalar, kahve tüketiminin birçok kronik hastalık açısından koruyucu olabileceğini gösteren veriler sunuyor. Söz konusu çalışmalarla ilgili Uzm. Dr. Çakır şu bilgiyi veriyor:

“2025 yılında yayımlanan kapsamlı bir derleme, günde 3 ila 5 fincan kahve tüketiminin kardiyovasküler hastalıklar, Tip 2 diyabet, inme, bilişsel gerileme ve bazı kanser türleri açısından daha düşük risk ile ilişkili olduğunu ortaya koydu. Yine büyük çaplı çalışmaların analizinde kahve tüketimi ile tüm nedenlere bağlı ölüm riski arasında ters ilişki saptandı; yani düzenli ama ölçülü kahve tüketen bireylerde yaşam süresinin daha uzun olabileceği görüldü.”

Tespitler sadece bununla sınırlı değil... Koroner kalp hastalığı, kalp yetmezliği ve inme riskinin düzenli kahve tüketen bireylerde daha düşük olabileceğini gösteren çalışmalar da olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Çakır şu şekilde konuşuyor:

“Metabolik açıdan baktığımızda da kahve oldukça ilginç bir içecek. İçeriğinde yalnızca kafein yok; aynı zamanda klorojenik asitler ve polifenoller gibi yüzlerce biyoaktif bileşik bulunuyor. Bu maddeler inflamasyonu azaltabiliyor, oksidatif stres üzerinde olumlu etkiler gösterebiliyor ve insülin duyarlılığını destekleyebiliyor. Bu nedenle Tip 2 diyabet riskinde azalma ile ilişkili olduğu düşünülüyor.”

2-3 fincan kahve demans riskini azaltıyor

Yakın tarihli araştırmalardan bir başkası ise günde yaklaşık 2-3 fincan kafeinli kahve tüketiminin demans riskini azaltabileceğini ve bilişsel gerilemeyi yavaşlatabileceğini ortaya koyuyor. Kahvenin içerdiği antioksidanlar ve polifenollerin damar sağlığı, oksidatif stres ve inflamasyon üzerinde olumlu etkiler göstererek beyin fonksiyonlarını desteklediği düşünülüyor.

Kanser ve kahve ilişkisini ortaya koyan çalışmalar da bulunuyor... Uzm. Dr. Çakır, bu konuda yapılan araştırmaları ise şöyle özetliyor:

“Bazı çalışmalarda kahve tüketiminin kolorektal kanser ve meme kanseri gibi bazı kanser türlerinde daha iyi klinik sonuçlarla ilişkili olabileceği bildiriliyor. Ayrıca karaciğer sağlığı üzerinde de olumlu etkiler gösteren çalışmalar mevcut. Çünkü kahve çekirdeğinde yalnızca kafein değil; metabolizma, inflamasyon ve hücresel stres mekanizmalarını etkileyen 1000’den fazla biyoaktif bileşik bulunuyor. Tabii bu çalışmaların gözlemsel veri analizine dayandığını, ilerleyen yıllarda kanıta dayalı çalışmalarla desteklenmesi gerektiğini de söylemek lazım.”

Fotoğraf: Depo Photos

Şeker içeren hazır kahvelere dikkat

Bu noktada dikkat edilmesi gereken en önemli detay ise kahvelerin içeriği… Zaten yapılan tüm bilimsel araştırmaların genelde sade kahve üzerine odaklı olduğunu hatırlamak gerekiyor. Yani filtre kahve ya da Türk Kahvesi gibi şekersiz ve katkısız kahveler… Ancak günümüzde karamelli, şuruplu, kremalı ve yüksek şeker içeren hazır kahvelerin ise ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor. “Çünkü bu ürünler ciddi miktarda ilave şeker, kalori ve yapay aroma içerebiliyor. Özellikle insülin direnci, obezite veya metabolik sendrom riski taşıyan bireylerde bu tarz içeceklerin sık tüketimi metabolik sağlık açısından olumsuz sonuçlar doğurabiliyor” diyen Uzm. Dr. Çakır, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Aslında burada ‘kahve’ ile ‘kahveli tatlı içecekleri’ birbirinden ayırmak gerekiyor. Marketlerde yaygın biçimde satılan hazır soğuk kahveler, şekerli, vanilyalı ya da karamelli kahve içecekleri, aromalı kapsüller veya şekerli kremalı konsantreler ise bambaşka bir kategori… Bu ürünlerin içindeki yüksek miktarda ilave şeker, tatlandırıcılar ve yapay aromalar saf kahvenin sağladığı faydaları ortadan kaldırabilir, hatta tersine çevirebilir. Günde 2 ya da 3 kez bu tür içecekler tüketmek, farkında olmadan ciddi miktarda ilave şeker ve boş kalori almak anlamına gelebilir.”

Aşırı kahve tüketimi zararlı mı?

Kahve tüketimiyle ilgili merak edilen bir başka önemli konu ise günlük tüketim miktarı. Günlük yaklaşık 400 mg’a kadar kafeinin, yani ortalama 3-4 fincan kahvenin sağlıklı yetişkinlerde genellikle güvenli kabul edildiğini vurgulayan Uzm. Dr. Çakır, “Ancak bunun üzerindeki tüketim bazı kişilerde çarpıntı, kaygı, mide problemleri, tansiyon dalgalanmaları ve özellikle uyku bozukluklarına yol açabiliyor” diyor.
Öğleden sonra ve akşam saatlerinde tüketilen yoğun kafeinin uyku kalitesini bozarak ertesi gün daha fazla yorgunluk hissine neden olabildiğinin altını çizen Uzm. Dr. Çakır’ın zamanlama konusundaki uyarıları önemli:

“Son yıllarda dikkat çeken bir başka konu da kahvenin tüketildiği saat... Yeni çalışmalar, sabah saatlerinde tüketilen kahvenin kalp-damar sağlığı açısından gün boyu geç saatlere yayılan kahve tüketimine göre daha olumlu sonuçlarla ilişkili olabileceğini düşündürüyor. Bu nedenle özellikle uyku problemi yaşayan bireylerde kahvenin sabah saatleriyle sınırlandırılması faydalı olabilir.”

Uzm. Dr. Çakır, özellikle ritim bozukluğu, hipertansiyon, mide hastalığı, anksiyete bozukluğu veya osteoporozu olan bireylerin kahve tüketimi konusunda daha dikkatli olması gerektiğine dikkat çekerek uyarılarını, “Fazla miktarda kahve tüketimi böbrekler yoluyla kalsiyum atılımını artırıp kemik erimesini tetikleyebilir. Hamilelik döneminde ise günlük kafein miktarının 200 mg’ın altında tutulmasını öneriyoruz” şeklinde tamamlıyor.
  

Webofisin 4
Webofisin 2
Webofisin 1
Webofisin 3
Webofisin 7
Webofisin 6
Webofisin 5

Doktorlarımızdan

  • Uzm. Dr. Kenan EREN

    Yaygın Anksiyete Bozukluğu

    Yaygın Anksiyete Bozukluğu

    YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞUKaygılanmak Normal midir? Kaygı yaşamın normal bir parçasıdır. Herkes günlük yaşam içinde değişik konularla ilgili kaygı duyabilir. Yetişmesi gereken bir iş, sınav, sağlı...

  • Prof. Dr. Aygen Türkmen

    Mezoterapi Nedir?

    Mezoterapi Nedir?

    Mezoterapi, cilt ve saç sorunlarının tedavisinde kullanılan bir tıbbi estetik yöntemdir. Bu tedavi yönteminde, cilt altına ince iğnelerle vitamin, mineral, amino asit ve diğer besleyici maddeler ...

  • Prof. Dr. Nilda Sütay Süslü

    Parotis Tümör Cerrahisi

    Parotis Tümör Cerrahisi

    PAROTİS TÜMÖRÜ Tükürük bezi tümörleri en sık kulak önündeki parotis adlı tükrük bezinden kaynaklanır. Bu bezde görülen tümörlerin %80 i iyi huylu tümörlerdir. Ancak kontrolsüz hücre çoğalması nedeni...

  • Prof.Dr. Seher Naz Yeni

    Epilepsi Tipleri

    Epilepsi Tipleri

    Epilepsi TipleriParsiyel NöbetBASİT PARSİYEL NÖBETKompleks parsiyel nöbetler ile basit parsiyel nöbetlerin farkı, basit parsiyel nöbetlerde bilincin tümüyle açık olmasıdır. Ancak bu kişinin nöbet...

  • Prof.Dr. M. Mete Kıroğlu

    Bademcik ve Geniz Eti

    Bademcik ve Geniz Eti

    Bademcik ve Geniz Eti Nedir?Bademcik (Tonsil) ve Geniz Eti (Adenoid) Büyümesi Hakkında Bilmeniz GerekenlerBademcik (tonsil) ve geniz eti (adenoid), bağışıklık sisteminin önemli parçaları olan lenfo...

  • Doç.Dr. Mehmet Bekir Ünal

    femur başı avasküler nekrozu

    femur başı avasküler nekrozu

    Femur başı avasküler nekrozunun serbest vaskülarize fibula grefti ile tedavisi özellikle genç hastalarda eklem koruyucu tedavi girişimler arasında teknik zorluğuna rağmen en başarılı sonucu veren...

  • Prof. Dr. Esra Eryaman

    Rinoplasti sonrasında burunda dikiş izi sorusu

    Rinoplasti sonrasında burunda dikiş izi sorusu

    Son yıllarda çoğunlukla açık teknik ile rinoplasti yaptığımız için burunda dikiş izi sorusu gündeme gelmektedir. Kapalı teknikte dışarıda bir kesi ve dikiş bulunmamaktadır. Açık teknikte ise burun ...

  • Prof.Dr. Turan Uslu

    İMS (Kuru İğne Tedavisi) Hangi Ağrılar İçin Kullanılır ?

    İMS (Kuru İğne Tedavisi) Hangi Ağrılar İçin Kullanılır ?

    Baş ağrıları, Boyun ve sırt ağrıları, Donuk omuz (omuzun hareket kısıtlılığı) ve diğer omuz ağrıları, Bel ağrısı, Tenisçi dirseği ve golfçü dirseği, Ağrılı kas spazmları, Repetitif strain ...

  • Prof. Dr. Alp Aydınalp

    Kalp Adalesi Kasılma ve Gevşeme Mekanizmaları

    Kalp Adalesi Kasılma ve Gevşeme Mekanizmaları

    Kalp Adalesi Kasılma ve Gevşeme Mekanizmaları Ventrikül ağırlık ve volümünün yaklaşık % 75 ini kardiyomiyozitler (miyozit) oluşturur. Miyozitin % 50 sini miyofibriller yaklaşık % 30’unu ise mit...

  • Doç. Dr. Resul ARISOY

    Fetal Ekokardiyografi - Fetal Kalp Muayenesi

    Fetal Ekokardiyografi - Fetal Kalp Muayenesi

    Doğumsal kalp hastalıkları-anomalileri canlı doğumların yaklaşık %0,5-1 görülmektedir. Bebek ölümlerinin en önemli sebeplerinden biridir. Bazı doğumsal kalp hastalıkları anne karnında saptana...

facebook

Sağlık İletişim Platformu

Sağlığınız için herşey

Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Bülent Ergan
Editör
Zafer Karaca
İletişim: 0850 532 5 236
(CEO)Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır.Sağlık İletişim Platformu harici linklerin sorumluluğunu almaz.

İrtibat Bilgileri

  • Marmara Teknopark Tübitak Gebze Yerleşkesi, 41400 Gebze/Kocaeli
  • 0850 532 5 236 (CEO)
  • info@saglikiletisimplatformu.com

Bülten Aboneliği

    Kişisel verilerin korunması kanununu okudum anladım (KVKK)

    saglikiletisimplatformu.com 2026, All Rights Reserved

    • Hakkımızda
    • ONLINE MUAYENEHANE
    • Videolar
    • Bu Test Nerede Yapılıyor?
    • İletişim